top of page

“Türk Dil Bayramı”mız kutlu olsun

Sayın Cumhurbaşkanımız, ülkemizde ciddi bir muhalefet eksiği olduğunu sık sık dile getirirler.

Aslında, bir iktidar partisinin bu durumdan pek de şikayetçi olmaması gerekmektedir.

Oportünist açıdan bakarsanız da, böyle bir muhalefet olduğu müddetçe, iktidardaki parti, var olan muhalefetin devamı için, elinden geleni yapması gerekir.

Lakin, bir ülkede kelimenin tam anlamı ile bir muhalefetin olmayışı, o ülkenin hayatında çok büyük yaralar açılmasına sebep olur.

Buyurun Türkiye...!

Düşünsenize, dünyada sınırların yeniden çizilmeye başlanıp, büyük değişimlerin yaşandığı bir zamanda, Türkiye Cumhuriyeti Devleti menfaati gereği Libya' ya asker gönderiyor, muhalefet basıyor feryadı!

Zannedersin ki, Libya'daki Hafter konuşuyor!

Kimden bahsediyorum, CHP'den...

Bu CHP hangi CHP mi?

Türkiye Cumhuriyeti Devleti 'nin kurucu Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün, Kurucu Genel Başkanı olduğu CHP!

Bir başka yönüyle de, "Trablusgarp' ta bizim ne işimiz var" demeden oralarda savaşmış, gözünden yara almış Gazi Mustafa Kemal Paşa'nın CHP'si!

Bakınız, bugünün en büyük tehlikelerinden biri de dilde, yani Türkçe'mizde yaşanmaktadır.

Bırakınız nesillerin birbiriyle anlaşmasını, insanlar artık birbirleriyle konuşamaz haldeler!

Hele hele gençlerimiz, hangi okulu bitirmiş olurlarsa olsunlar, ne kendilerini ifade edebiliyorlar ne de anlaşabiliyorlar.

Yeni Milli Eğitim Bakanımız göreve gelir gelmez, bana göre iki büyük karar ile milletimizin geleceğini bir nevi kurtarmıştır!

Evet, bu iddiam sizlere çok abartılı gelmiş olabilir, ancak vaziyet budur.

Birinci karar, okullardan kaldırılan sınıfta kalmayı tekrar geri getirmesi!

Sınıfta kalmama, nesillerin emek vermeden sınıf geçmesine sebep olmuş, velilerin evlatlarıyla ilgilenmesini ortadan kaldırmış, en önemlisi de fazlasıyla rahat (tabiri caizse tembel) bir neslin ortaya çıkmasına sebep olmuştur.

İkincisi ise, Türkçe dersi geçer notunun 70 olması ve Türkçe dersinden geçemeyen öğrencinin sınıf tekrarına karar verilmesi!

Bakınız, merhum Gaspıralı İsmail' in şu veciz sözünü, artık beynimize kazımak zorundayız, "Dilde birlik, fikirde birlik, işte birlik"...

Anadilini bilmeyen, layıkıyla konuşup anlamayan evlat, senin evladın değildir!

Bir ülkenin resmi dilini konuşamayan vatandaş, o ülkenin vatandaşı değildir!

Merhum Gaspıralı İsmail'in yukarıda arz ettiğim sözünden de açık seçik izaha lüzum kalmadan anlaşılacağı gibi, dilinin konuşulamadığı bir ülkede, alınacak kararların da başarılı olması mümkün değildir!

Bugün Dil Bayramı!

Bizim çapsız muhalefet ve avans medyası, Milli Eğitim Bakanlığı'mızın bu kararını itibarsızlaştırmaya çalışırken, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Gaspıralı İsmail'in sözündeki anlamın idrakine varıp, 1932 yılında, 1. Türk Dili Kurultayı'nı toplayıp, bugünü Türk Dil Bayramı olarak kutladığından bile, bihaber olması ne acı!

Evet, bugün ülkemizin en büyük eksiği yerli bir muhalefettir ve bu eksiklik gelecek nesillerimizin istikbalini karartmaktadır!

Allahtan, durumun vehametinin farkına varan siyasetçilerimiz de var. Bu vesile ile bu vehametin farkına varıp, özellikle de Türkçemiz hakkında bu kararı alan Milli Eğitim Bakanımız Sayın Yusuf Tekin Bey'e Asil Türk Milleti adına teşekkür ediyorum.

Bu kararı taviz vermeden uygularsak, ekonomiden kültüre bir çok sorunumuz çok daha kolay çözülecek, dahası bayramlarımız bayram olacaktır inşallah!

Bu karar vesilesiyle, içten bir şekilde diyorum ki, bu yılki Türk Dil Bayramımız kutlu olsun.

4 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

OYUNUMUZA TÜM İNSANLIK DAVETLİDİR…

Tüm değişimler sancılı olmuş, kimisi insanlığa fayda sağlamış kimisi ise insanlığı daha kötü bir geleceğe doğru götürmüş. Bundan 100-150 sene önceki teknolojik değişimlerin neticesi olarak dünya savaş

Türk kime denir?

Türk kime denir, diye sordum başlıkta. Türk; dini, dili, ırkı ne olursa olsun, eşrefi mahlukata yaratandan ötürü sevgi, saygı duyana denir, efendim! Yukarıda gördüğünüz 2 fotoğraf arasında 31 yıl var,

KÖPRÜDEN ÖNCEKİ SON ÇIKIŞ

Haftalardır, küresel şirketlerin kendi çıkar politikalarına göre devletleri baskılamalarını ve uygulamalarını devreye sokmaya çalışan uluslararası organizasyonların yaptıklarını anlatmaya çalışıyorum.

コメント


bottom of page