İtibarsızlar 3

03.12.2015

 

Bu itibarsızların silahı medya, kurşunu sanattır! Bu ikisi adeta birbirini besleyen bir yapı! Şöyle ki; sanat ya devletin ya da kapitalin himayesine ihtiyaç duymuştur. Endüstrileşme sanayileşmeyi doğurmuş kapitalistleri çoğaltmış, dünyanın adalet terazisini elinde tutan yapı Osmanlı yaşlanmış, Yenidünya da bu yarışa dermanı yetmemiştir. Hatta var olma yok olma sürecinde ne kadar elzem olduğunun farkına varsa da, şehitlerle tapulayıp mabetlerle süsleyerek adına vatan dediği toprakların üzerinde bu itibarsızların cirit atmasına da engel olamamıştır! Yedi düvelin bir araya gelip şah damarına dayandığı zamanlarda bir Mehmet Akif ERSOY ve dönemdaşlarının medyası, milli mücadele yılları ve cumhuriyetin ilk yılları köylere varıncaya kadar çıkan Anadolu Medyası bu itibarsızların karşısında cephede kazandıkları savaşın en önemli safhasını kaybetmişlerdir! Çünkü cephede savaşanlar ne devlete ne de kapitale sahiptiler; çünkü onlar tarlada, sapanda üretecek vergi verecek askere gidecek, asla sazı, bağlaması ile şehrin sokaklarında dolaşmayacak.  

Özelikle de sahne sanatları, müzik özellikle Türk Halk Müziği ve Türk Sanat Müziği, Geleneksel Türk tiyatrosu UNESCO’nun insafına terk edilmiş halde (Meddah geleneğimiz UNESCO tarafında insanlığın somut olmayan kültürel mirası altına alınmıştır). Tiyatronuz yoksa zaten sinemanız olmaz! Müziğiniz katlediliyorsa ve bunu da kimse dert edinmiyorsa ki insanların öncelikli gördüğü dertleri var açlık! Durum böyle olunca da sanatta da mağlubiyet kaçınılmaz oldu. 
10 yılda 15 milyon genç yaratan yaratıcıların (!)marifetlileri ile devleti yıkmayı hedef alan silahlı Marksist Leninist örgütlerin itibarsızlar ile var olan gizli ortaklıkları ki bu 90’lı yıllarda rant paylaşımına dönüşecek, özelikle 90’lı yıllarda özel kanalların başında idareci ve genel yayın politikasını belirleyen- kadronun bir dönem Marksist Leninist örgüt mamulleri oluşu! Uğursuz günlerin uğuru(!) kör gözlerin çolak yordamcıları, kısaca bugünkü Can Dündar’ın hocaları, bir kısmı hayatta değil ama bir kısmı öyle itibarsız hale geldiler ki çıkacak kanal bulamaz haldeler! 

Ne zamana kadar 1980 darbesine kadar. Çağ değişiyor yeni bir çağ başlıyor ‘’Bilgi ve iletişim çağı’’ 

Duvarlar yıkılıyor sınırlar açılıyor! 

Yani 100 yıl öncesinin rövanşına hazırlık! 

Bir başka ifadeyle bizim itibarsızların dönemi bitiyor. Onlar ancak bayilik seviyesine iniyorlar. 

E dedik ya itibarsızlık, bunlar itibarsızlıkta bile itibarsızlar! Peki, yeni patron kim? 

100 yıl önce Çanakkale’de görevli bir gazeteci! 

Bazılarınızın ‘’Eh yeter, sen de her şeyi bağladın Çanakkale Savaşına’’ dediğinizi duyar gibiyim! 

Hani ‘’Kınalı Kuzular’’ var ya, dedelerimiz! O dedelerimizin karşısında itibarlarını kaybedip bir sabah kaçan itibarsızlar var ya, onların torunları! 

Tam kim olduğunu yazacaktım 2500 karakteri aştığımı fark ettim. 

Ölmez sağ kalırsam söz yarın kim olduğunu yazacağım.  

 

 

Please reload

Son Paylaşımlar

28.03.2017

Please reload

Arşiv