Ah bu aralık ayı

08.12.2015

 

Aralık ayına girince bendenize bir şeyler oluyor, heyecanlanıyorum, mahzunlaşıyorum!

Heyecanımın sebebi; efendim, bendeniz 20 Aralık doğumluyum, öğünmek gibi olmasın ama merhum Mehmet Akif ERSOY ile aynı gün doğmuşuz! (20 Aralık 1873) Hamdolsun ki merhum Mehmet Akif ERSOY rolünü oynadığım ‘’Safahat’’ isimli tiyatro oyununu 81 vilayette sahnelemek de bendenize nasip oldu!

Mahzunlaşmamın sebebi ise;  tiyatro sahnesinde canlandırdığım merhum Mehmet Akif ERSOY’un eksikliği, onu yine bu ayda kaybetmiş olmak.(27 Aralık 1936)

Memleketim Ordu ve ilçelerinde bir hafta sürecek olan  ‘’Safahat’’ adlı oyunumun turnesine hazırlanırken Diyarbakır’dan bir şehit haberi daha geldi! Hem de peygamber diyarı Diyarbakır’dan üstelik de Sur ilçesinin Kurşunlu Camii avlusundan!

Birden zihnimde şu mısralar canlandı:

‘’ Artık ey milleti merhume, sabah oldu uyan!
Sana az geldi ezanlar, diye ötsün mü bu çanlar?
Ne Araplık, ne de Türklük kalacak aç gözünü!
Dinle Peygamber-i Zişanın İlahi sözünü.
Türk Arapsız yaşayamaz kim ki yaşar der delidir.
Arap Türk'ün hem sağ gözü hem de sağ elidir’’

  (M.Akif Ersoy / Safahat)

Merhum Mehmet Akif ERSOY’un sadece bu şiirini okuyup anlayabilseydik ve sadece bir kelimenin yerini değiştirebilseydik; “Arap”ın yerine “ Kürt”ü koysaydık, acı haberlerle yanmayacaktı yüreğimiz!

 Ah Akif! Bir zamanlar seni okul kitaplarında bile anmayıp, itibarsızlaştırmaya kalkanların yalanlarına inanmasaydık, o değerli mısralarını okuyup hakkıyla anlayabilseydik keşke!

Keşkeleri azaltabilirdik bir nebze!

Kostümümü dekorumu toplayıp başım önde çıktım kapıdan, olur da duvardaki aynaya ilişir gözüm ve kendimle göz göze gelirim diye.

 Göz göze gelmekten utandım kendimle, onu 81 vilayet de anlatmış bir insan olsam da utanıyorum aziz hatırasının önünde!

Çıktım çıkmasına da yüzüme çarpan soğukla birlikte çıplak ayağı, uzanmış eliyle gözlerini bana dikmiş  Suriyeli çocuk ile göz göze geldim!

Elini uzatmış öylece bakıyordu gözlerimin içerisine.

Keşkeleri azaltabilseydik keşke!

Bir kötüyüm bu Aralık ayında dostlar! Hem de her zamankinden daha kötüyüm!

Hassaslaştım mı ne?

Demedin demeyin!

Bir yanda cesedi sahile vuran Aylan bebek!

Bir yanda bağrında peygamber barındıran Diyarbakır’da, hem de caminin avlusunda vurularak şehit olan Mehmet KATIRLI !..

Bir kötüyüm bu aralık; dört ayaklı minarenin dibinde Tahir ELÇİ vuruluyor, Kurşunlu Camiinin avlusunda Mehmet KATIRLI vuruluyor, bu aralık enteresan şeyler oluyor, aklıma daha niceleri geliyor!

Çocuk yaşlarda tabut taşımaya başlamış, çok ölümler görmüş, ölüme ramak kalmış anlardan dönmüş yarım asrı aşmış biri olarak diyorum ki bu Aralık çok zor geçeceğe benziyor.

Please reload

Son Paylaşımlar

28.03.2017

Please reload

Arşiv