Katil ‘’Gerilla’’ oldu, şehit ‘’Kayıp’’ !

20.03.2016

Öylesine kaptırdık ki kendimizi algı operasyonuna neredeyse evladımızı elimizden alsalar ve gözümüzün önünde öldürseler ses çıkaramayacağız, aslında tam da yaşadığımız hal bu! 

Bizler pideyi terk edip pizza aşkına tutulduğumuz, anamızın köftesini maziye atıp, burgercide burgerleri, kocaman naylon bardaklarda Colalarla yiyip, elimizdeki cep telefonuyla tutulduğumuz obezlikten kurtulabilmek için o pizzacının ve burgercinin destek verdiği spor salonlarına kaydımızı yaptırmaya çalışırken yaşadığımız hal aynen bu! 
 “Kültürel bağışıklık sistemimiz çöktü.” diyerek, yıllardır bağırıyorum, ağzımızın tadı bozuldu ey ahali! Ağzımızın tadı bozuldu seller sallar güzel dilimizdeki kelimeleri aldı götürdü. Hele hele bir dönem lokantalar “insansal otlangaç”, sandalyeler “oturgaç”, İstiklal Marşı  “ulusal düttürü” vb. ifadelere dönüştürülmeye çalışıldı! 

Şehirlerin en cafcaflı yerlerinde açtırdık burger dükkânlarını, esnaf lokantalarına icra memurları gider oldu müşteri yerine, o markaların ışıklı reklam panoları aydınlattı, ulusal kahramanımız Gazi Mustafa Kemal Paşanın bulunduğu meydanlarımızı! O dükkânların çoğunda da, Kemalizm’i sermaye yaptılar ihanet sofralarında! 
Eli nasırlı milletimin, yemeden içmeden verdiği vergilerle kurulan TRT’ de meşhur edilen, en gözde artistler oynatıldı reklam filmlerinde! 

Camide Hoca feryat etti, “Ey ahali bu gidişatın sonu iyi değil” diye, o hocalar hemen, milletin kanalı TRT’ de,  ırz düşmanı, sahtekâr gösterilerek itibarsızlaştırıldı! 
Bu ihanetin uygulayıcıları artistler oldu. Uygulama alanı da devletin kanalı TRT, Beyaz Perde ve dahi başında “Devlet” ibaresi olan tiyatro sahneleri! 

Ağzımızın tadı da bozulunca ne dediğimizi bildik ne de işittiğimizi anladık. Anlaşamayınca da kavga ettik, 5000 şehit ile Kurtuluş Savaşı verdiğimiz topraklarda yaşamayı beceremeyip, 50.000 kardeş bir birimizi boğazladık ve boğazlamaya da devam ediyoruz! Adı İstiklal Marşı olan marşımızın kaldırılması  mevzuu da, tartışma programlarının konusu artık! 

Çözmeye kalkıyoruz çözemiyoruz, kiminle mi, yine o artistlerle! Alıp, alladık pulladık devlet sofralarında yedirdik içirdik ‘’akil’’ yaptık iki gün sonra, millete kurşun sıkanlara oy istediler, köşklerde ağırlandılar, devlete ‘’seri katil’’ dediler! 

İçimi yakan da şu ki, bütün bu gidişattan şikâyet edip kanal satın alıp güya bu gidişata “dur” demek için yola çıkanlar da bu artistleri alıp dizi yaptılar, doyurdular, semirttiler en nihayet de ‘’En çok da gerilla ablası, annesi oynamak istiyorum’’  dedirttiler, çünkü katillin, teröristin adı da çoktandır gerilla olmuştu! 
Ne zaman dedi, bu artist peki bu sözleri?  Her gün o gerilla dediği, ablasını oynamak için can attığı katiller, vatan sokaklarında, ülkenin başkentinde, bu milletin çocuklarını, bombalarla öldürürken! 

Sonra da o kanal, o artistin dizideki işine son vermiş(!)   
Peh peh! Tebrikler o kanala ve o kanalın sayın idarecilerine! 
Ulaşmak istediği noktaya ulaştı zaten, yapacağını da yaptı. Bu saatten sonra niye işine son veriyorsunuz ki! 
Bu işin “çözüm” ile olamayacağını da demiştim, bendeniz! 

Bu durumu, Halil İbrahim sofrasının başına bağdaş kurup, aynı tabağa, aynı tasa, kaşık sallamadan çözemeyiz dedim, çünkü bilim ispat etmiştir ki, insanların aynı tabaktan aynı tastan yemeleri birbirine şifadır, ama biz birbirimizden tiksinir olmuşuz! Bırakınız kaşığımızın girdiği aynı tabaktan yemek yemeyi, birbirimizin yüzüne bakmak selam vermekten bihaber haldeyiz! 

Ne yazık ki, artık ortada sofra da kalmadı, sofrayı da biz kendimiz dağıttık! 
 Tam yazımı bitirecektim ki, saat 11.07’de Taksim’de bomba patladı! 
İlk haberler doğalgaz patlaması diye, geçti, “İnşallah öyledir” dedim, ama değildi! 
Hülasa, katilin adı “gerilla” oldu, gerilla ablası oynamaya hevesli sanatçılarımız zaten vardı şimdilerde sayıları da arttı! 
Şehidin adı ‘’kayıp’’ oldu, zaten adları da zamanla unutuldu! 
Şehidin filmi de çekilmiyordu, çekmeye kalkanlar da iflas etti!

 

Please reload

Son Paylaşımlar

28.03.2017

Please reload

Arşiv