Ümmet ayağa kalk!

29.03.2016

2010 yılıydı kardeş Pakistan bir sel felaketine uğramıştı! 
Binlerce ölü, binlerce yaralı, milyonlarca mağdur insan! 
Ben o dönemde üst üste iki ağır ameliyat geçirmiş yaralarımın iyileşmesini bekliyordum, ancak bekleme zamanı değildi. 
Yola koyulmadan önce ben Pakistan’ı İslam dünyasının önde gelen ülkelerinden birisi hatta atom bombası üreten bir İslam ülkesi bilirdim. 180.000.000 nüfusu ile dünyanın ilk on ülkesi arasında... 
Uçağımız Abu Dabi üzerinden gittiği ve yolculuğumuz haddinden uzun sürdüğünden bendeniz aldığım ilaçların da etkisiyle uyuyakalmışım. 
Uçak, İslamabat havalimanına indiğinde gözlerimi açıp etrafa bakınca ürktüm! Yanlış okumadınız evet ürktüm! Askeri bir havalimanına inmişiz ve çevremiz askeri uçaklarla doluydu, uçakların eskiliğinden kendimi sanki terk edilmiş bir diyarda hissettim! 
Bizim şu anlarda Anadolu’muzda göremeyeceğimiz bir havalimanı! Dışarı çıktığımda etrafıma baktım omuzunda kalaşnikof olan yüzlerce insan! Bir müddet sonra o insanların bana doğru koştuklarını gördüğümde ne yapacağımı şaşırmıştım, sonradan anladım ki rol almış olduğum, ‘’Deli Yürek’’ dizisi Pakistan’da oynamış ve beni tanımışlardı! 
Caddeler beton dubalarla kapatılmış, tüm devlet dairelerinin önünde aynı beton dubalar, sokaklarda üç tekerlekli arabalar ve o arabalara nasıl sığdıklarını hala anlayamadığım onlarca insan! 
1947 yılında İngiliz sömürüsüne karşı Hindistan’dan ayrılıp kanlı bir mücadelenin sonucunda bağımsızlığını kazanmış olan Pakistan, daha sonrasında da ikiye ayrılmış, doğusunda Bangladeş kurulmuştur. 
Yoksulluğu her bir adımda görmeniz mümkün ama herkes İngilizceyi anadili gibi konuşuyor! Televizyonlarında Bollywood (Hindistan’ın sinema sanayisi) filmleri ve dizileri! 
Batısında Afganistan ve İran, kuzeyinde Çin, doğusunda Hindistan! 
İşte bu tablo karşısında anlıyorsunuz, Pakistan’ın varını yoğunu neden atom bombasına ve silaha harcayıp, insanının fakir kaldığını! Yetmedi bir de Afganistan’ın hali ve başındaki terör! 
Pencap eyaletine vardığımda, 1980'li yıllarda İzmir’de tanıdığım, Peştu kardeşim beni Peşaver dağlarında bir yolculuğa çıkardı. Peşaver dağlarının eteklerinde, Doğu Türkistan’daki Çin zulmünden kaçan kardeşlerimin, muşambaların arasında, çaresiz gözlerle bana bakışları hala gözümün önünde! 
“Neden buradalar? Neden yerleşim merkezlerine inmediler?” diye sorduğumda, Peştu kardeşimin,  “Eğer yakalanırlarsa Çin’e iade edilmek zorundalar” cevabı Müslüman'ın çaresizliğini bir kez daha göstermişti bendenize! 
Ama her şeye rağmen batısındaki mazlumlara ve her ne kadar iade etmek zorunda olsa da bir şekilde kuzeyinden kardeşlerimize bağrını açmıştı Pakistan. 
Ne kadar da bize benziyor değil mi? 
Zaten Birleşmiş Milletler Teşkilatı'nda Türkiye ile ilgili herhangi bir oturumda hep yanımızda olmuştur Pakistan! 
Merhum Ziya Ül Hak, bir Türkiye ziyaretinde, “Biz Türkiye’nin 68. vilayetiyiz” demiş ve öldürülmüştü! 
İslam dünyasının, yükü ağır, iki büyük kardeşi! 
İslam dünyasının, rahat bırakılmayan, iki büyük ağabeyi! 
İslam dünyasının, yetim-öksüz kardeşlerinin karnını doyurmaya, çıplağını giydirmeye çalışan iki ağabeyi! 
Paris’te terör oldu, Avrupa Paris’e aktı, önde devlet adamları! 
Brüksel’de bomba patladı, Avrupa ayağa kalktı! 
Haydi, İslam âlemi ayağa kalk! Kardeş Pakistan’da bomba patladı! 
İslam âleminin liderleri, 
Biz Müslümanlar sizi Lahor’da kol kola, bombanın patladığı lunaparka, gül bırakırken görmek istiyoruz! 

 

Please reload

Son Paylaşımlar

28.03.2017

Please reload

Arşiv
Please reload

Etiketlere Göre Ara

I'm busy working on my blog posts. Watch this space!

Please reload

Bizi Takip Edin
  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square
  • Google+ Basic Square

© 2018 Yenilmez Sanat Merkezi - Her Hakkı Saklıdır.

Yeni logo.png