Viyana yolundayım

03.04.2016

Sizlere bu yazıyı, 10. 000 metre yükseklikten tahminim o ki Bosna semalarından yazıyorum. 

Bir yanımda Almanca konuşan muhtemelen Avusturyalı yolcular, bir yanımda giyinişinden konuşmasından tahmin ettiğim, muhtemelen Ortadoğu’dan, Suriyeli ya da Iraklı kardeşlerimiz. Hemen arkamdaki koltuklarda, umreden dönen Batı Avrupa Türkleri! Onların doğum yerleri her ne kadar Afyon, Ordu, Diyarbakır vesaire olsa da bendeniz onlara “Batı Avrupa Türkleri” diyorum ve doğru olanın da bu olduğuna inanıyorum. 

Atalarımız da, Türkistan’dan  (Israrla Orta Asya tarifini reddediyorum,  bunun, bir bölme parçalama fikri olup, aidiyetimizin yok edilmesi için uydurulduğuna inanıyorum)  gelmediler mi? Kimi destanlarımız, açlık ve kuraklıktan göçüldüğünü söyler, kimi şundan kimi bundan, der. Sebebi ne olursa olsun kalkıp gelmişiz Anadolu’yu yurt tutmuşuz. Dahası şu anda içerisinde bulunduğum uçağın gittiği istikametin de son noktası, Viyana’ya kadar uzamış yolumuz! 

En nihayet arka koltuklarda oturanların, kiminin babası başını sokacak damı yapabilmek için bir kaç kuruş denklemeye gelmişti, kimininki yavuklusuna kavuşacak başlık parasını denklemek için…  İstikamet: Viyana, Köln, Brüksel, Amsterdam… Hemencecik döneceklerdi.  Kimi döndü kimi dönemedi, daha gidişinin ilk günlerinde düştü toprağa Cesur, soyadı Kurban’dı! Almanya’nın Köln şehrine gelmişti. Her şeyi düşünen bu iki devlet, düşünmüşler düşünmesine de, bu dünyanın ölümlü bir dünya olduğunu unutmuşlar! Cesur Kurban daha gidişinin ilk günlerinde, düşmüş Köln sokaklarından birine, yollayamamışlar tabutunu memleketine! Kolay mı bir ton para, elde yok avuçta yok! Köln’de defnedilecek toprak da vermemiş Alman, yalvar yakar Köln Hristiyan Mezarlığının bir köşesine defnetmişler Kurban’ı!  Defnetmişler etmesine de, bilememişler ki buralarda mezar bile paralı, aradan geçen zamanda, Cesur Kurban’ın mezar kirası ödenmediği için, yıkılıp yerine park yapılmış! 

Ondan mütevellit midir nedir, buralarda “Cenaze fonu” diye bir fon vardır! 
 

Dişlerini saymış Alman, pazularına bakmış! 
 Üstelik, bilir misiniz,  ilk gidenlerin kadın olduğunu? 

Yanlış duymadınız, bundan yaklaşık 56 yıl önce, Sirkeci Tren İstasyonundan ilk yola koyulan kafile kadınlarımız olmuş! TRT TÜRK kanalına yaptığım “Azürdeler” (Azar görmüş, incinmiş, gücenmiş) isimli televizyon programı sırasında elime geçen bir resimde,  kadınlarımız trende giderken, ardında rayların üzerinde kalakalmış, kucağında kundaktaki bebeğiyle bir eş! Resim öyle bir böğürüyordu ki ayrılığın,  çaresizliğin acısını! 

Neler yaşamamışlar ki, yumurtayı bile tarif edebilmek için ne komiklikler yapmışlar! 
Bana anlattıkları bu sahne katıla katıla gülünecek değil katıla katıla ağlanacak bir sahne! 
Uçak anonsu: İnişe geçtik! 

Masaları kapatmamız, koltuklarımızı dik hale getirmemiz ve elektronik cihazları kapatmamız söyleniyor. 
Viyana yolundayım sizler bu satırları okurken bendeniz Viyana’da olacağım. Elbette gördüklerimi ve yaşadıklarımı da yazacağım sizlere! 
Biz artık Viyana’ya,  dünyanın en iyi havayolu THY uçağı ile gidiyoruz! 

Yolcularının çoğu da Umre ziyaretinden dönen Viyanalı, “Batı Avrupa Türkleri”! 
Dünyanın diğer bir ucunda da, ABD ‘de, Sayın Cumhurbaşkanımız cami açılışı yapacak bugün! 
Hamdolsun! 

 

Please reload

Son Paylaşımlar

28.03.2017

Please reload

Arşiv