'Keşke'ler olmasa 'Şerife Nene'ler ölmese...

07.04.2016

Ey ahali! 
Bugün size bir misafirden, daha doğrusu misafirimizden bahsedeceğim: 
Karnı ağrımış “geçer” demiş aldırmamış, çünkü o ne acılar yaşamış! 
Acıların en acısını, evlat acısını… 
Bugün yaşadığımız hali, biz yakın tarihten çok iyi hatırlarız. Yedi düvel şahdamarımıza çökmüş, kimi İzmir’den, kimi Antep’ten, kimi Kars, kimi Edirne’den saldırmıştı! 
İçimizde, “Millet-i Sadıka” hukukunda gördüklerimizse geride bıraktığımız hanelerimizi basıyor, eşimizi, bacımızı katlediyordu. 
Eşkıyalar da bir yandan köy basıp, talan yapıp, kızlarımızı dağa kaldırmakta! 
Misafirimse, eşini evdeşini cepheye yolculamakta! 
Kundaktaki yavrusu ile kalakalmıştı, ekmiş biçmiş karnını doyurmuş, kucağındaki son umudunu emzirmiş, potin dikmiş, elbise dikip çorap örmüş, kendi giymeyip yollamış cepheye, yetmemiş kara kışta, çıplak ayaklarıyla mermi taşımış yiğidine! 
Ne olduysa öyle bir kara kışta olmuş: 
Cepheye götürdüğü merminin yanına koymuş evladının kundağını çıkmış yola, gökler boşaltmış yağmuru üstüne, hemen kundağının üstündeki örtüyü örtmüş merminin üstüne ve “deh” demiş kağnıya güttüğü öküzüne, bata çıka yürümüş dağlardan, nefeslenmek, evladını emzirmek için durmuş, bakmış ki kundakta ses yok, birden yüreğine hançer gibi oturmuş evlat acısı! 
Ama bu sefer dayanamamış karın ağrısına, yaşlandı ya ondan olsa gerek! 
Kalkmış tutmuş, Kırıkkale Sulakyurt Devlet Hastanesi'nin yolunu ! 
Mevsim kış,  hava yağmurlu, yol çamurlu ya! 
Çamurlu ayaklarıyla gelmiş kapının önüne. 
Onu karşılayan Doktor Aybike Hanım “buyur” demiş! 
Utanmış sıkılmış,  çamurlu ayaklarına bakmış “kızım sen gelsen”! 
Aybike doktor, şaşırmış! 
O, “Kızım ayaklarım çamurlu, sen gelsen”! 
Aybike kalakalmış! 
En nihayet ayakkabılarını çıkarmış girmiş içeri. 
Doktor Aybike “Nine, niye ayakkabılarını çıkardın? Öyle görseydin ya içeri “ dediğinde! 
“Olur mu doktor hanım, mis gibi kokuyor, tertemiz hastane, ayakkabı ile girer miyim hiç? 
Tanıdınız mı nenemizi? 
Adı Şerife. 
Dün cepheye götürdüğü mermi ıslanmasın diye, bebeğinin kundak örtüsünü merminin üstüne örtüp, evlat acısını yüreğine gömen “Şerife Bacı”! 
Hani bizim çocuklarımız ölmesin diye, tertemiz mis gibi kokan hastanelerimiz olsun diye, evladını, eşini kurban veren “Şerife Nene”! 
Peki, çamurlu ayakkabısıyla hastaneye girmeyip, ayakkabısını çıkarıp giren, misafirimiz “Şerife Nene” acaba bize ne demek istedi? 
Anladık mı ? 
Sanmıyorum! 
Keşke! 
Keşke! 
Keşke! 
Anlayabilseydik! 

 

Please reload

Son Paylaşımlar

28.03.2017

Please reload

Arşiv