Ey CHP! Unutma ki son sözü Şanlıurfalı şehit babası Mehmet Sağır söyleyecek

19.05.2016

TÜRGEV (Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı) Siirt Şubesi'nin, Emine ERDOĞAN Kız Öğrenci Yurdu'nun daveti üzerine Batman üzerinden Siirt’e gittim.  Havaalanına  beni almaya gelen kardeşlerimizle yola çıktık.  Ekinlerin boy vermeye başladığı tarlalar ve fıstık ağaçlarının arasında uzanan duble yolda seyir halindeyiz. Arabanın içerisinde derin bir sessizlik, sessizliğin sebebi hepimizin malumu! Daha bir kaç gün önce onlarca düdüklü tencereye yerleştirilmiş bomba yakalanmıştı. Kontrollü patlama sonucunda, şehrin yüzlerce evinin camları kırılmıştı. 

Yol üzerinde “Veysel Karani” türbesine giden istikameti gösteren tabelanın, önünden geçiyoruz. Efendimizi (SAV) görme aşkı ile yanıp tutuşup yola revan olan ve annesinin hastalığı ayan olduğunda yoldan dönen, Peygamberimizin hırkası ile ödüllendirip “kardeşim” dediği Veysel Karani! Evlatların en hayırlısının yattığı diyarda yoldayım. 

Siirt’e vardığımızda talebelerin en hayırlısı Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri ve Hocası Fakirullah Hazretlerinin makamına vardık destur aldık! 

TÜRGEV Siirt Emine ERDOĞAN Kız Öğrenci Yurduna geldiğimde muhteşem bir tesis ile karşılaştım! Sebep olup emeği geçenlerden ve özelikle de bu tesisi yapıp bağışlayan iş adamımız Sayın Nihat ÖZDEMİR Bey'den Allah razı olsun! Her şey düşünülmüş, çocuklarımızın spor salonundan, özel beceri atölyelerine kadar… Yurtta kalan öğrencilerin özelliklerini dinlediğimde yüreğim kabardı! Çoğu köylerden gelen evlatlarımız ve çoğu eğer bu yurt binası yapılmasaydı belki de okuyamayacaktı. Çünkü özelikle de eli kanlı Marksist, Leninist,  Stalinist terör örgütünün kaynağının eğitimsiz ve mesleksiz çocuklarımız olduğu gerçeği ortadayken! 

Muhteşem bir tiyatro salonuna geldik ve sohbetimiz başladı. Konu “Sanat ve özelikle de televizyon dizileri“. Program bitiminde başörtülü 16 yaşlarında bir kızımız, “Abi ben öykü yazıyorum, tiyatro yapıyorum ve inşallah gün gelecek seninle aynı oyunda oynayacağım” dediğinde gözyaşlarımı tutamadım sarılarak “amin amin amin” diyerek bağırmışım! 

Bizi ağırlayan karı koca ve dünya tatlısı ilkokul ikinci sınıf öğrencisi kızı olan aile ile, Siirt Üniversitesi konuk evine gidiyoruz. Arabanın içerisinde yine malum konular! Siirt’teyseniz ve geceyse ne konuşulacağını az çok tahmin edersiniz! Ancak arada konuşmaya dahil olan Elizan (ilk ezan sesi anlamına geliyormuş adının anlamı) kızımızın,  “Anne o patlama kontrollü patlamaydı” demesi! Benim “Elizan o bombayı koyanlar ne istiyorlar sence? “ diye sormam üzerine, “Ahmet amca elmanın yarısını almayıp hepsini istiyorlar” diyerek cevap vermesi! 

İçimden “Ah be Elizan kızım, keşke elmanın hepsini isteseler, vallahi billahi o elmayı değil elma sepetini veririz” diyecek oldum sustum! 

Sabah tekrar yola koyulduk istikamet Batman Havaalanı, arabanın radyosunda haberleri dinliyoruz. “Diyarbakır’ın Dürümlü mezrasında 15 ton patlayıcı ile şehit edilen kardeşlerimizin Türk Bayrağına sarılı cenazeleri toprağa veriliyor”! Cenazeye İçişleri Bakanımız Sayın Efkan ALA, Kalkınma Bakanımız Sayın Cevdet YILMAZ katılmışlar bir köşede de  eski bakanlarımızdan şimdi Diyarbakır Milletvekili Sayın Mehdi EKER ağlıyor! Selahattin DEMİRTAŞ ile canlı bombanın taziyesine giden vekili ise yoklar! 

“Bugün, işte bugün TBMM’de dokunulmazlıklar oylanacak”  diyerek uçağa bindim. Sürekli, meclisteki oylamayı takip ettim. İlk oylama sonucu, 348 “Evet”, 155 “Hayır”, oysa Kılıçdaroğlu’nun CHP’si evet verecekti!  50 “Evet”, canlı bombasının taziyesine giden, bagajında caniye silah götüren vekillerin partisinden, peki 100 “Evet” nereden?  Ağzından kanlı salyalar fışkıran Kılıçdaroğlu’nun CHP’sinden mi? 

Akşam oldu, eve geldim, haberleri seyrediyorum. Baba Mehmet SAĞIR hamallık yaparak okuttuğu, şehit oğlu Sedat SAĞIR’ı uğurluyor! 

Peşinden bir başka haber, Diyarbakır’ın Dürümlü mezrasında 13 tabut ! Dünyanın en hafif tabutları, çünkü 15 ton patlayıcıdan 13 can gidiyor o canların kalan toplam ağırlığı 60 kilo! 

Diyarbakır’ın Dürümlü mezrasında cenazeye gitmeyen Selahattin Demirtaş, “Bu olayı onaylamıyorum halktan özür dilenmeli” diyor!  Sivil halka yönelik bu olayı tasvip etmesi mümkün değilmiş DEMİRTAŞ’ın!  Ne demeli, ne yazmalı? Ama ne burada denir, ne de burada yazılır! 

Yarın TBMM’de ikinci oylama olacak, bakacağım ve bu millet bakacak,  Kılıçdaroğlu’nun CHP’sinin ne dediğine! 

Ama son sözü, bu millet, o 15 ton bombadan eşini, evladını, babasını kaybeden Diyarbakırlılar  ve hamallık yaparak evladını okutan Şanlıurfa’lı şehit Sedat’ın babası Mehmet SAĞIR diyecek inşallah! 

 

Please reload

Son Paylaşımlar

28.03.2017

Please reload

Arşiv