Birileri kökümüzü kurutmak istiyor!

07.06.2016

Ramazan bereket ayıdır, af, mağfiret ayıdır. Nefsimiz ile baş başa kaldığımız aydır ramazan. 
Bendeniz ramazan ayını bir başka severim. Çocukluk günlerimden hatırladıklarım arasında ramazan ayının yeri başkadır!  Özellikle de kültürümüzün yaşatılması adına ramazan ayı bir başka önem ve değer arz eder.  Bizi biz yapan değerlerin en yoğun yaşandığı aydır… 
En önemlisi de ramazan ayı bir muhasebe ayıdır. Her anlamda bir muhasebe, cebimizdeki paradan tutun da, dün, bugün ve gelecek muhasebesidir ramazan! 
Nerden gelip nereye gittiğimizin muhasebesi!  Eğer gidiş istikametimizde bir rota şaşması var ise onu düzeltme fırsatı sunar ramazan ayı bize. 
Hızlı yaşadığımız, hızlı tükettiğimiz ve hızla tükenilen bu çağda en çok da ‘’paylaşma’’yı hatırlayıp, paylaşmanın ne olduğunu bizden sonrakilere aktardığımız aydır ramazan! 
Hülasa, bizi biz yapan, kimliğimizin tarifini aldığımız, hasletlerimizin de en çok yaşandığı aydır ramazan! 
‘’Bizi biz yapan değerler hasletler!” 
Peki, “Biz” kimiz? 
Nerden gelir nereye gideriz? 
Anamızın adı nedir? Anamızın anasının adı nedir? Anamızın anasının anasının adı nedir? 
Mesela bugün ramazanın ikinci günü. İlk günler zor geçer, sabrımız zorlar bizi. Bu ilk günlerde biraz kendi kendimize mi kalsak acaba? Mesela dedemizin adını hatırlayıp sağ ise ziyaret etsek hayır duasını alsak! Ebediyete intikal ettiyse mezarını ziyaret edip dua etsek! Mesela babamızdan, babası nasıl bir babaydı onu dinlesek hoş olmaz mı? 
Dedemiz, dedelerimiz! Acaba kaç dedemizin adını biliyoruz sorsak kendimize? 
Eskiden fotoğraf albümlerimiz vardı. Benim üniversite yıllarımda birçok arkadaşım fotoğraf albümü pazarlaması ile mekteplerini bitirdiler! 
Hadi o fotoğraf albümlerinin yerini unutmadıysak eğer, çıkaralım ortaya! Halil İbrahim softası dediğimiz iftar sofrasında orucumuzu açtıktan sonra, çaylarımızı yudumlarken, toplayalım ev ahalisini başımıza, o fotoğraf albümlerini açalım! 
Siyah beyaz resimlerden başlayalım önce, siyah beyaz resimlerde bembeyaz ter temiz yürekli insanların asil duruşlarını seyredelim! Kim olduklarını nereden gelip nereye gittiklerini anlatalım, dedelerinin hikâyelerini bilsin torunlar! 
Miras, sadece bırakılan bina katları veya banka hesaplarındaki dolar ve eurolardan ibaret değildir! 
Adımız önemlidir elbet, ama aslolan soyadımızdır! 
Pehlivanoğlu sülalesinden İsmailoğlu eğitmen Ahmet’in torunu, Ahmet YENİLMEZ! 
Şu ifadedeki anlama, hikâyeye bakar mısınız? Bu ifade takar sizi peşine ve buldurur size, sizin kim olduğunuzu! 
Soyumuzu, nereden nereye geldiğimizi, bize kadar yürünen bu yolda ne bedeller ödendiğini öğreniriz! Bu ödenen bedeller bizi anlamlı, üzerinde yaşadığımız bu toprakları da kutsal kılar. 
Yoksa… 
Dilim varmıyor demeye! 
Demesem de olmayacak! 
Bu toprakların çocuklarının eliyle altımızdan çalınır, adına vatan dediğimiz bu topraklar! 
Olmaz demeyin! 
Daha birkaç gün önce Alman meclisinde olan neydi ki! 
Soyumuz kökümüzdür, kök ne kadar derine inerse o kadar tutar toprağı! 
Birileri kökümüzü kurutmak istiyor 300 yıldır! 
Hadi, çocuklarımıza soyumuzu, kökümüzü yani dedelerini, ninelerini anlatalım!

 

Please reload

Son Paylaşımlar

28.03.2017

Please reload

Arşiv