Ah bu rakamlar!

14.06.2016

Pazar günü bu köşede yazımı bekleyen dostlar aradılar, “Hayırdır bugün yazınız yayınlanmadı? Yazacak bir konu mu bulamadınız?” diyerek. Aslında yazımı yazmış gazeteye yollamıştım ancak yine 2500 vuruşu aştığım, yani bana ayrılan sınırları aşmış olduğum için yazım yayınlanamadı! Aksaklık bendenizden kaynaklandı. Matematik bölümü mezunu olduğum halde, hiçbir zaman rakamlarla aram iyi olmadı! Ya kelimelerle konuştum ya da harflerle yazdım. Hülasa rakamların çizdiği dünyam olmadı. Bu yüzdendir ki rakamların ve dört işlemin çizdiği sınırlar içerisinde yaşayamadım bu hayatı, rakamlar ve dört işlemin çizdiği bir hayatın sonuçlarıyla kavgalı oldum! 
Ümmetin, başına kaç bombanın yağdığını sayamaz, parçalanıp sahillere vuran yavrularını kanıksar olduk! Rakamları art arda toplayarak doldurduğumuz kasalar mabet, içerisine koyduğumuz kâğıt ve demir parçaları mabut olmuş bir dünyada, orduların bile talan edip bitiremediği bu toprakları, rakamların kamçıladığı hırslarımızla talan edip yaşanmaz hale getirdik! 
Kelimeleri ve harfleri terk ettik, sarıldığımız rakamlar kesti yolumuzu! Rakamlarla vurulur olduk hem cephede hem de masalarda! Yüz yıl öncenin acılarını kelimelerle, harflerle anlatamayınca en nihayet rakamlar kondu önümüze, Alman meclisinde! Hem de kendi kelimelerimizi öğretemediğimiz, damarlarında bizim kanımızı taşıyan, rakamlarla büyütülmüş çocuklarımızın eliyle! Ana sütü gibi ak dilimizin kelimeleriyle anlattığımız masallarla büyütmek yerine, rakamları toplamak için kurstan kursa koşturduğumuz çocuklarımızı, topladıkları rakamlarla değerlendirdik. Kelimelerle beslemediğimiz çocuklarımızdan, ‘’Bu yeni nesil de laf dinlemiyor’’ diyerek şikâyet ettik! 
Tek haneli rakamlardan önce çift rakamlı, şimdilerde ise üç, hatta dört haneli kanallarımızda reyting rakamlarını besler olduk mavi camın önünde! Biz reyting rakamlarını arttırdıkça birilerinin cebine bol rakamlı dolarlar doldu!  Zaten hayatımızın takıntısı, bol haneli dolar rakamları değil miydi? 
Hülasa, biz rakamlarla uğraşırken, çocuklarımıza nasıl bol rakam toplayıp zengin olunabiliri öğretmeye çalışırken, birileri kelimeleri fısıldadı çocuklarımızın kulaklarına! Yalanlar doğru, doğrularımız rakamlara kurban olup yalan oldu! 
2500 vuruşla  bana çizilen bu sınırın içerisinde diyorum ki: 
Rakamlardan önce söz vardı! 
Pazar günü ne mi yazmıştım? 
Sormayın o yazı hükmünü kaybetti; çünkü Türkiye 8 yıl öncenin rövanşında Hırvatistan’a 1-0 yenildi! 

 

Please reload

Son Paylaşımlar

28.03.2017

Please reload

Arşiv