Bugün 29 mayıs, biz neyi kutluyoruz?

21.06.2016

Dostum, hemşerim zaman zaman birçok projemizde de beraber olduğum Doçent Doktor Sayın Burhan SAYILIR kardeşim geldi İstanbul’a. 2016-2017 kültür-sanat sezonu konseptini (!) konuşacağız. Eskişehir’den hızlı trenle geldi, karşıladım kendisini. Hummalı bir koşuşturma var İstanbul caddelerinde, çünkü yarın, yani yazımın çıkacağı gün olan bugün İstanbul’un Fethi’nin 563. yılı! Cumhurbaşkanımızın da katılacağı kutlama etkinliği afişleri, billboardlarda (ilan panolarında)! Bugün muhtemelen milyona yakın insan toplanacak meydana! Dedemiz Fatih Sultan Mehmet Han’ın fethini kutlayacağız! 
İstanbul’un Fethi hep mahzun, yetim kutlandı! Öyle, cumhurbaşkanı, başbakanların katıldığı kutlamalar daha yakın zamanlarda yapılmaya başlandı. İstanbul’un Fethi’yle, Çanakkale Zaferi’nin kutlamalarını yapmanın bedeli ne acıdır ki, “Gericilik” suçlaması oldu! Daha da ötesinde mahkeme kayıtlarına bile geçti bu suçlama! Bendeniz 90’ lı yıllarda İstanbul’un Fethi kutlaması için hazırladığım, bir tiyatro oyununda Mehter Duası’nı kullandığım için İzmir DGM’de (Devlet Güvenlik Mahkemesi) yargılandım! 
Suç: “İrtica”! 
Farkında değilim, derin bir iç çekmişim. Dostum Burhan, “Hayırdır ağabey, canın sıkıldı galiba? “ dediğinde, ”Yok, canım sıkılmadı, İstanbul’u soludum, İstanbul’u içime çektim!” dedim. 
Unkapanı Köprüsü’nden geçtik, istikamet Molla Gürani Mahallesi’nde bulunan Yenilmez Sanat Merkezi Türk Temaşa Atölyesi! 
Burhan kardeşim, “Ağabey sola dönsene“ diyerek koluma dokununca, sola döndük.  Küçücük bir caminin yanında durup arabadan indik. Burhan, “Ağabey, burası 18 Sekbanlar Şehitliği, 18 Sekbanlar İstanbul’un Fethi esnasında surlardan girildiğinde ilk şehit olanların yattığı yer!” İçimden, kaçımız biliyor acaba, bu şehitliği diye geçirdim. 
Fındıkzade’ye girdik sol yanımızda, çok katlı binaların arasında kalmış, Molla Gürani Camii! Molla Gürani, İstanbul’un Fethi’nin manevi mimarı, fetihten sonra vezirlik makamını kabul etmeyen mütevazilik timsali büyük insan! Çok sık gelirim aslında Molla Gürani’nin kabrine; ama hiçbir zaman hissi yakınlığım bu derece olmamıştı! 
 Biraz nefeslenmek, bir bardak çay içmek için bir mekana oturduk, derken Burhan kardeşimin telefonu çaldı. Bir arkadaşımız bize katılacaktı, ona nerede olduğumuzu tarif ediyor, “Fındıkzade, evet evet Molla Gürani Camii’nin yakınındayız! Bak Andon Cafe diye bir yerdeyiz! Sen nereden geleceksin? Neresi dedin, İn City İstanbul Apartments mi?” telefonu kulağından indirdi “Abi neresi, bu son dediğim yer, biliyor musun?” dedi. Bilmediğimi söyledim. 
Mustafa kardeşimi aradım buluşabilmemiz için o da, Beyoğlu “Midpoint”te olduğunu söyledi! 
Kalktık Oğuzhan Caddesi’ndeki, Yenilmez Sanat Merkezi-Türk Temaşa Atölyesi’ne geldik. Çatıdan şöyle bir İstanbul’a baktık Burhan kardeşimle! 
Burhan dalmış, gözleri karşımızdaki Fatih Camii’nde, 
dudaklarında “Vay Sultan Mehmet Han vay!” nidası… 
Burhan’a, “Akşemsettin nerede yatıyor?” diye sordum. 
“Bolu Göynük’te ağabey” dedi!    
Bugün 29 Mayıs, İstanbul’un Fethi’nin 563. yılını kutluyoruz! 
Andon Cafe’de çay içiyor, Midpoint’te kahvaltı yapıp, geceleri Bosphorus City’de uyuyoruz. 
Fatih Camii’nde, ezan yükseliyor semaya! 
Fatih Camii’nde, ezan yükseliyor semaya Ayasofya Camii susuyor! 
Sahi biz neyi kutluyoruz?! 

 

Please reload

Son Paylaşımlar

28.03.2017

Please reload

Arşiv