Bugün bayramı öldürmeyin!

05.07.2016

“Bugün bayram 
Erken kalkın çocuklar, 
Giyelim en güzel giysileri 
Elimizde taze kır çiçekleri 
Üzmeyelim bugün annemizi” 
Dilimde rahmetli Barış Manço'nun şarkısı, doğru çocukların odasına koştum; ama çocuklar yoktu! 
Doğru ya onlar artık, sadece bana ve annelerine çocuktu! 
Onlar şimdilerde koskoca adam, biri 27 diğeri 25 öbürü 17 yaşında!  Onların yaşındayken ben de çocuk değildim hatta tabiri caizse çocukluydum! Sadece anamın babamın gözünde çocuktum hala! 
Çocukken erken kalkardım bayram sabahlarında. Erkenden büyüklerin ellerini öper, harçlıkları doldururdum cebime. O dönemde neredeyse tüm çocuklar aynını yaparlardı. Doğruca Ordu'nun yolunu tutar, 17 kilometrelik yolun birazını bir kamyonun kasasına asılı, ama çoğunu yürüyerek giderdik! İstikamet belli lunapark! Hemen bir bisiklet kiralanır düşe kalka binilir,  bir köşede de mutlaka öpecek eli olmayan bayram günlerini harçlıksız geçirenler imrenerek bakar, birisi düştü mü bisikletten hemen koşar onları kaldırıp yardım ederler!  Eğer bisikletin üstündeki insafa gelirse azıcık da o biner bisiklete! Çocukluk işte dalardık hengameye gecenin bir vakti gelirdik eve, gelirdik gelmesine de ne dayak yerdik ama! Olsun, bu bayram da bisiklete binmiş dönme dolapta dönmüştüm! 
Oysa harçlıklarını da hazırlamıştım çocukların, neyse artık internetten hesaplarına yatırırım...(!) 
“Üzmeyelim annemizi” benim anam öldü! Ölüler üzülür mü acaba evlatlarına? 
Koca Yunus, “Ölen bendendir” diyor ya, demek ki ölmeyen bir şeyler olsa gerek! Ah bu bayramlar yok mu, olmadık haller yaşatır insana! Mazi denilen kilerde ne var ne yok döker ortaya! Anamın mezarı köyde, köy, köyüm… 
Geçen yazımda da yazmıştım ya “otuz küsur yıl sonra tekrar bugünlerde oruç  tutmak nasip olacak” diye!  Otuz yıl önce köyümüzün camisinde kıldığım bayram namazı şimdiki gibi gözümün önünde! Köyümüzün imamı Yaşar Hoca'nın bir yanında Ahmet dedem diğer yanında Mustafa dedem, babam kapının hemen dibinde bendeniz caminin dışında! 
Yıllar sonra, çocuklarım  Satuk Buğra, Burak Alp ve Ayşe Hanzade daha küçükken, ķıldığım bayram namazında Yaşar Hoca yoktu, Ahmet dedem ve Mustafa dedem yoktu! Babam Diyanetin tayin ettiği tanımadığım imam efendinin yanında, bendeniz ikinci safta çocuklarla! 
Bu bayram neden mi gitmedim köyüme? Bu bayram çocuklar yoktu yanımda, olmadı  işte! Kimbilir belki de bayram namazında tekbir alacağım safın sırasından korktum! 
Bugün bayram, yazdığın yazıya bak Yenilmez! Kusura bakmayın ne olur havadan olsa gerek! 
Tamam biliyorum bu, ilk yaz Ramazanı değil, ne bileyim o zaman da yaşadığımız zamandan olsa gerek! 
Her gün en az iki bin Müslüman'ın silah ile öldüğü haberini aldığımız bu zamandan… Daha dün vatan toprağımızda, bayram gününde patlatılmak üzere hazırlanmış bomba yüklü araçlar yakalanmadı mı? Belki de ondan! 
Ey katiller, şu bayramda bari durun ne olur! Sizin elinizi öpecek çocuklarınız, elini öpeceğiniz ana- larınız yok mu? Bayramda olsun çocuk öldürmeye ara verseniz! 
Bakın bugün bayram! Silahlarınızı dağlara gömseniz, hemen yanıbaşınızdaki kır ciçeklerinden toplasanız ve ananıza koşsanız! 
Hiç olmazsa bugün ağlatmasanız anaları! 

 

Please reload

Son Paylaşımlar

28.03.2017

Please reload

Arşiv
Please reload

Etiketlere Göre Ara

I'm busy working on my blog posts. Watch this space!

Please reload

Bizi Takip Edin
  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square
  • Google+ Basic Square

© 2018 Yenilmez Sanat Merkezi - Her Hakkı Saklıdır.

Yeni logo.png