Orada bir köy var uzakta Başbağlar!

07.07.2016

Bazı olaylar, tarihler, kişiler, mekânlar, vardır ki hafızanızın bir köşesine yerleşir kalır, haberiniz bile olmaz! 
5 Temmuz! 
Tam da rahmetli Barış Manço' nun şarkısıyla başladığım bayramın ilk gününde, bayram namazından       sonra  camiden çıkıp, bayramlaşmak için elimi uzattım ki, karşımda Feridun DİKKAYA kardeşim! Elini  sıkıp kucaklaşmak için hamle yaptım ama inanın kımıldayamadım! Zar zor “Feridun kardeşim uzun     zaman oldu! Nerelerdeydin?” dedim. Gözünden iki damla yaş döküldü, hatırladım!  Sen en son köyüne gitmek için vedalaşmıştın bizimle, hatta yanımızda da ağabeyin vardı Mehmet Ali DİKKAYA! 
Feridun DİKKAYA bizimle vedalaştıktan sonra köyüne gitti. Gidiş o gidiş, o gün bu gün hiç görememiştim onu! Yalan dünyanın yalanına öylesine sarılmışım ki, nerede ne yapar diye de aklımdan geçirmemiştim! 
Şimdi hatırladım, bundan 23 yıl önce birileri Feridun’un kapısını çalar akşam vakti. Gelenleri yedirir içirir, yolcular. Sonra da gidenler döner ve öldürür Feridun kardeşimi! Sadece Feridun değil 33 can gitti o gün! 
Vahşice katledildiler! 
Hatırladınız mı o köyü? 
Gitmesek de hatırlamasak da o köy bizim köyümüz, Başbağlar! 
Katiller yakalandı. Heyhat, devrin Adalet Bakanı Seyfi Oktay'ın emri ile de salıverildiler! O gün bugündür Başbağlar'da evlatlarını kaybeden analar, babalar evlatlarının katillerini arıyor! 
Hemen Feridun kardeşimizin ağabeyi Mehmet Ali Dikkaya'yı aradım, “Başkanım, Edirnekapı Şehitliği’ne yürüyoruz!” dedim. 
Koştum Edirnekapı Şehitliği’ne, etraf şehit anaları, şehit eşleri, şehit çocukları dolu, Sarıldım cennet koku-lu analara! 
Mehmet Ali DİKKAYA aynı zamanda Başbağlar Köyü Dernek Başkanı olarak, şehitlikte konuşmaya      başladığında sesi titriyordu ama vakurdu! Yutkundu, yutkundu, yutkundu, dudaklarından sadece şunlar    döküldü, “ADALET İSTİYORUZ!”. 
Ne devlete hakaret etti ne de oradakiler, devleti rencide edecek slogan attılar! 
Sadece ADALET İSTİYORUZ, dediler!  
Mikrofon bana uzatıldı, ne diyebilirim ki, 
Yutkundum yutkundum yutkundum, kalabalığa baktım gözlerim yaşlı! 
Kalabalığın arasında ne bir parti genel başkanı ne de vekili vardı! 
Bu hali resmedecek, akşam ana haberlerde verecek, kamera aradı yaşlı gözlerim, onlar da yoktu! 
Ey savcılar Madımak olayını çözdünüz sağolun, Madımak da bir insanlık suçuydu!  Ergenekon savcısı   Seyfi Oktay'ı da sorguya aldınız soru sordunuz, Başbağlar katillerini neden saldı soramadınız mı? 
Tansiyonum yükseldi zaten ilacımı içmeyi unutmuşum, mecalim tükendi! 
Sayın Cumhurbaşkanım, “Lütfen Denetleme Kurulunu” devreye sokun! 
Başım önde ayrıldım oradan, kendimi az ötede merhum Mehmet Akif Ersoy'un kabrinin önünde buldum! 
Ne gariptir ki merhum Akif'in cenazesinde de hiç bir devlet görevlisi yoktu! 
Dudaklarımda merhum Necip Fazıl Kısakürek’in mısraları: 
“Öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya!”... 

 

Please reload

Son Paylaşımlar

28.03.2017

Please reload

Arşiv