Kudüs sokakları ve 15 Temmuz!

23.08.2016

“Araplar çok fakirdir, kendi ülkelerinde; ata topraklarında hizmetçi konumuna düşmüşlerdir. Üzümü Arap gündelikçi sıkar ve şarabını semiz Yahudi içer. Filistin ikiye ayrılmıştır. Eski Filistin Arapların, yani hizmetçilerin; yeni Filistin ise tüm güzelliği ve ihtişamıyla Yahudilerin.’’ 

Falih Rıfkı Atay’ın “Zetindağı” eserinde tarifini yaptığı Kudüs sokaklarında ilerliyoruz. Ayağımızın altında kaç medeniyetin kalıntısı var acaba? Kudüs’te yeni olan sadece Doğu Kudüs ile Batı Kudüs’ü ayıran tel örgülü duvarlar! Her bir sokağın başında tam teçhizat ile donanmış ellerinde zamanın en modern silahları ile dörderli beşerli devriye nöbeti tutan İsrail askerleri… 

Önünden geçtiğimiz her dükkândan bir ses geliyor ‘’Turkia Erdogan”! İstisnasız önünden geçtiğimiz her dükkân sahibi bizim Türk olduğumuzu anlıyor ve dükkânına davet ediyor! Önünde durup halleştiğimiz Filistinli kardeşlerimizin bizlere geçmiş olsun dilekleri, her birinin 15 Temmuz da sabahlara kadar uyumadıklarını ve dua ettiklerini anlatma gayretleri… 

İşte şimdi anlıyorum, bendenizi ve arkadaşlarımı nasıl bu kadar kolay tanıdıklarını. Evet, kardeş kardeşi tanırdı, tanımalıydı da! 15 Temmuz başarısız işgal girişiminin korkusu emin olunuz Kudüs sokaklarında Anadolu sokaklarından daha fazla hissedilmiş; çünkü Filistinli kardeşimiz 15 Temmuz başarısız işgal girişiminin Allah muhafaza başarılı olması halinde neticesinin ne olduğunu yaşayarak tecrübe ediyordu! 

Karşımda muhteşem bir kubbe Başkonsolosumuz Sayın Cenk Ünal Bey’in sesi, ‘’Burası Kubbet-üs Sahra’’! Süleyman mabedi yapılarının içerisinde Hazreti Ömer tarafından yaptırılan Sahra Mescidi. Karşımda “Muallak taşı”! Recep ayının 27’ sinde Efendimiz Hazreti Muhammet (S.A.V) Mirac’a çıkarken o mübarek ayağının değdiği, rivayet olunur ki taş kendisiyle beraber göğe yükselirken “Dur” dediğinde duran taş; merdivenlerden indiğimiz yer de, bütün peygamberlere imamlık yapıp namaz kıldığı yer! 

Yanı başındaki ‘’Mervan Mescidi’’ merdivenlerinden inerken Sayın Cenk Ünal kolonlardaki delikleri göstererek, “Haçlı seferlerinde burası at ahırı olarak kullanılmış” deyince, Sayın Selçuk Özdağ, ‘’Allah Allah, hâlbuki Hazreti İsa’nın ilk yıkandığı yer olarak burayı kabul etmelerine rağmen öyle mi?’’ dedi!  Sevgili Ali Odabaşı kardeşim de, “Üstelik Tapınak Şövalyeleri'nin ilk toplantı yaptığı yer” diye ekledi! 

Öğle ezanı okunuyor: ‘’Allâhu Ekber (Allah en büyüktür) Eşhedü en lâ ilâhe illâllah (Şahitlik ederim ki Allah’tan başka ilah yoktur) Eşhedü enne Muhammeden Resulûllah (Şahitlik ederim ki Muhammet Allah’ın elçisidir)’’ sesleri Kudüs’te yükseliyor! 

Mescid-i Aksa Camii, kapının önünde tam teçhizatlı İsrail askerleri! 

İlk kıblemizden, son kıblemize durup tekbir alıyoruz, ‘’Allâhu Ekber’’!  Avuçlarımı açtım ve yalvarıyorum ‘’Bizi zalimin karşısında aciz koyma Allah’ım’’! Nasıl yaptıysam duamı, yanımda duran Sayın Ayhan Sefer Üstün vekilimizin ağlamaklı “Âmin” sesi..! 

Telefonuma bir mesaj geldi, ‘’Gaziantep’te patlama, 51 şehit, 94 yaralı’’! 

Mescid-i Aksa’nın altından kazma, Gaziantep ve Gazze’den bomba sesleri geliyor! 

Çoğu Çin malı eşyaların satıldığı dükkânların olduğu sokaklardan yürüyoruz, aklımda 15 Temmuz günü! 

Allah muhafaza, ya muvaffak olsalardı! Yazımın girişinde, merhum Falih Rıfkı Atay’ın “Zeytindağı” adlı eserinden yaptığım alıntıdaki ‘’Arap ve Filistin’’ kelimelerini çıkarın yerine ‘’Türk ve Kürt’’ kelimelerini koyun! 

Perşembe gününe kadar siz, bunu düşünün lütfen! 

Asıl hikâye, “Ağlama Duvarı ve Kıyamet Kilisesi”!

 

Please reload

Son Paylaşımlar

28.03.2017

Please reload

Arşiv