Bir ülkücü olarak Kılıçdaroğlu’ndan istirhamım

16.10.2016

Ben aslında bugünkü yazımda, bizim mahallenin Site Sineması tabelasını indirip Cinemaximum tabelasını takanları Kültür ve Turizm Bakanımız Sayın Nabi Avcı Bey’e şikâyet edecektim, ama dün bir kadın vekil tuttu bizim mahallenin ağabeyine küfür ettiği için, o yazı Salı gününe kaldı. 

Pek muhterem Sayın Kemal Kılıçdaroğlu Bey, 

Bendeniz ülkücüyüm, mensubu olmakla şeref duyduğum ülkücü hareketin hemen hemen her kademesinde bizzat görev yapmış biriyim. Öncelikle şunu belirtmek isterim ki, partiniz milletvekili ve aynı zamanda da divan üyesi Sayın Selin Sayek Böke Hanımefendi'nin bu üslubu, ben ve benim gibi ülkücüleri rencide etmiştir! 

CHP’nin bize hakaret etme, bizi itibarsızlaştırmaya çalışma üslubu ben ve benim gibi ülkücülerin yabancı olduğu bir tavır da değildir!  Tabii ki eğer 7 Haziran seçimlerinden sonra Sayın Bahçeli sizin içinizden doğan ve yıllardır kanatlarınızın altında büyüttüğünüz HDP-CHP-MHP koalisyonuna “Evet” deseydi ‘’Yaşasın Devlet Bey’’ olacaktı değil mi? Sayın Böke ve milletvekilleriniz bu devletin askerine, polisine ve dahi vatandaşına kurşun sıkan, bu devletin düşmanlarıyla aynı cephede bu devlet ile savaşan vatan hainlerinin cenazesine katılacak, bunun adı da demokratik hak olacak! Sayın Bahçeli’nin yıllardır bu ülkenin gündeminden düşmeyen, düşmedikçe de devlet işleyişinin sağlıklı yürümesini aksatan bir hususun meclis gündemine getirilmesini dolayısıyla milletin iradesine havale edilmesini teklif etmesi “Arka tekerleklik’’ olacak öyle mi? Ne yapsaydı Sayın Bahçeli? Sayın Böke’nin yaptığı gibi Kandil’e mi havale etseydi? O zaman Sayın Böke’nin ve dolayısıyla CHP’nin gözünde kahraman mı olacaktı? Bu ne hadsizliktir? Bu ne edepsizliktir? Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın kurduğu CHP’nin bir vekili üstelik bir kadın vekilinin dili, edebi bu mu olmalıdır? Bu üslup, bu tavır Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın oturduğu makamda oturan sizi nasıl rahatsız etmiyor? 

Bundan 17 yıl öncesini hatırlar mısınız Sayın Kılıçdaroğlu, merhum Ecevit’in başbakan olduğu DSP- MHP-ANAP koalisyonu kurulma aşaması döneminde, yine içinizden bir hanımefendi çıkıp aynen şunu söylemişti “Eli kanlı katillerle hükümet kurulmasını içimize sindiremeyiz’’ demişti! O hanımefendi, bir divan üyesi olan Sayın Rahşan Ecevit’ti! 

Eğer Sayın Bahçeli Türkmen ahlakını bozsaydı o hükümet kurulamayacak ülke bir girdabın içerisine düşecekti! Bu söze rağmen DSP-MHP-ANAP hükümetini kurmanın siyasi bedelini Sayın Bahçeli baraj altında kalmakla ödedi! Bunun üstüne bir de Ekmeleddin İhsanoğlu’nun aday gösterilmesi ve bu adaya Sayın Bahçeli’nin verdiği destek! O dönem Sayın Bahçeli demokrat olacak, şimdi “Arka teker” öyle mi! Siz biz ülkücüleri aptal mı sanıyorsunuz Sayın Kılıçdaroğlu, yoksa siz “Edep’’ ve “Aptallık’’ kavramını mı karıştırıyorsunuz? 

Siz ve Sayın Böke şunu iyi biliniz ki, avanelerinizin her fırsatta, dizilerde, filmlerde, tiyatrolarda itibarsızlaştırmaya çalıştığınız biz ülkücüler beyefendi, ahlaklı ve edepli insanlarızdır! Hatta öylesine edepli ve ahlaklı insanlarızdır ki, bize yapılan hakaretlere rağmen edebimizi ve dahi ahlakımızı bozmadan, devlet, vatan, millet sözkonusu olduğunda devlet terbiyemizin gereğini yaparız! 

Bir tavsiyem de şudur ki; Sayın Böke’ye söyleyin, Meclis'teki MHP’li ve diğer partilerdeki ülkücü Asenaları iyi inceleyip, Türk kadınının edebi nasıl olur biraz nasiplensin! Sanırım Sayın Böke’nin Türk kadını edebi nasıl olur biraz ders almaya ihtiyacı var! 

Son sözüm de şu olacak Sayın Kılıçdaroğlu, biz ülkücülerin bir edebi vardır bir kadının eşi, babası, kardeşi, ağabeyi muhatap alınır, varsayın ki bu da bizim kadına olan saygımızdan. 

 

Please reload

Son Paylaşımlar

28.03.2017

Please reload

Arşiv