AK Parti ve MHP’lilere

27.10.2016

Geçen yazımdan sonra Ankara’dan arayanlar oldu “Nasıl yani?” diye! Bendeniz de “Oldu yani, ustaca ne dağlar devrildi Adana ve Antalya’ da” diyerek cevap verdim! 

İçlerinden birisi,  “Türk sinemasının dünyaya açılan yüzü’’ (Bu ifade bendenize ait değildir, bu ifade Antalya Film Festivalimizin bu yıl festival takdim bildirisinden) ifadesini kullanmış, Sayın Yeşim Ustaoğlu’nun, “Bulutları Beklerken” isimli filmini seyretmiş, kendisi de karadenizli, hangi vilayetten olduğunu yazarsam kim olduğu hususunda tezvirat olacağından yazmayacağım, filmi seyredenlerin de anlayacağı gibi küplere binmiş! Şu kadarını diyeyim bahsedilen filmin konusu “Zorla Karadeniz’den kovulan Rumlar'ı anlatıyor (!)” bu ifade benim ifadem değil!  
Hele hele Rumlar tarafından dedeleri katledilmiş Giresun Bulancak’lı bir kişi olarak benim ifadem asla olamaz, rahmetli babaannemden Harşit’in nasıl kıpkırmızı şehit kanlarıyla aktığını dinleyerek büyümüş biri olarak asla bu ifade benim olamaz! Bu ifade başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere tüm Karadenizliler'e yapılmış bir hakarettir! Antalya Film Festivali koordinatörü muhterem hanımefendi  babadan sektörün içerisinden gelen biri olabilir ama bu ifadenin bir Karadenizli'yi nasıl üzeceğini bilmediği açık! Bu ayrı mevzu, ancak “Rumlar Karadeniz’den zorla sürüldü” iddiasını dillendirdiği için nerelerden ödül almış internete girin görürsünüz! Bir de üstüne dünyanın dört bir tarafında, “Sözde Ermeni Soykırımı” iftirası ile uğraşırken, bu ülkenin uluslararası bazda tek film festivalinde “Türk sinemasının dünyaya açılan yüzü” diyerek takdim edip, uluslararası her türlü kategoride başında “En” olan ödülleri de verirseniz bunun anlamı başka olur! 
Kimse de kusura bakmasın, “Bu sağcılar kültürden, sanattan anlamazlar ne verirsek de yerler” diyerek masum rolü oynayamazsınız! 
Hem de bu zamanda ve de muhtemeldir ki dedeleri vahşi Rum, Ermeni çeteleri tarafından şehit edilmiş birinin, Karadenizli Cumhurbaşkanı'nın olduğu bu ülkede! 
Evet, konuşmacı olarak bizim mahallenin çocuklarını da çağırdınız hatta jüriye de bizim mahalleli olduğu rivayet edilen birini de koydunuz, bunun  adının ne olduğunu şimdi ben burada yazmayayım! 
Ben Ahmet Yenilmez, dedeleri Rumlar tarafında katledilmiş, babaannesinden şehit kanlarıyla kıpkırmızı kan akan Harşit deresini dinlemiş biri olarak bana bunu yapma hakkınız yok arkadaş! Evet bizim mahalle de bu sinema, tiyatro işlerinden anlıyor artık!  
Şunu özelikle belirtmem gerekir ki, Sayın Yeşim Ustaoğlu istediğini söyleyebilir, onun istediğini söyleyebilme hakkı vardır! Hatta bu ödülden sonra da onunla röportaj yapmaya gelenlere, “Bakın ben bu ödülü, dedeleri Rumlar tarafından katledilmiş birinin Cumhurbaşkanı olduğu Türkiye Cumhuriyeti'nde aldım. Hem de bir televizyonda filmim yayınlanacak olsa kesinlikle farklı  kategoride değerlendirilip kesilebilecek sahnelerine rağmen!” deme cesaretini de göstermesini  bekliyoruz. Benim sözüm  Sayın Ustaoğlu’na ya da dağları devirenlere değil, onlar babalarından, ağabeylerinden aldıkları misyonun gereğini yerine getiriyorlar. Benim sözüm bizim mahallenin muhtarına ve bizim  mahalleliye! 
Birileri bizim mahallede avazı çıkana kadar bağırarak salyangoz satıyor da kimse farkında değil, hem de arada küfür ede ede! 
Üstelik de minarede sela okunurken! 

 

Please reload

Son Paylaşımlar

28.03.2017

Please reload

Arşiv
Please reload

Etiketlere Göre Ara

I'm busy working on my blog posts. Watch this space!

Please reload

Bizi Takip Edin
  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square
  • Google+ Basic Square

© 2018 Yenilmez Sanat Merkezi - Her Hakkı Saklıdır.

Yeni logo.png