Ey edepsizler, Size Şükrü Karatepe ve Bekir Yıldız Desem…

01.11.2016

Edepsizliğin bile bir edebi, ahlaksızlığın bile bir ahlakı vardır kendi muvazenesi içerisinde! 

Edepsiz eğer kendi edepsizliğinin de edebini aşarsa, ahlaksız ahlaksızlıkta, ahlaksızlığın ahlakında dibe vurursa ortaya çok daha büyük bir fecaat çıkacaktır! 

Nitekim, aynen buna benzer bir hal yaşanmakta! 

Gülten Kışanak, gelin hep beraber arama motoruna bu ismi yazalım ve görsellere girip sadece çıkan resimlere bakalım! Söz konusu şahıs, kimlerle nasıl resim vermiş, kimlerle oturup kimlerle kalkmış! O resimlere bakınca dahasını araştırmaya ihtiyaç duymayacaksınız, ama ben o resimleri alın önünüze ve sadece birkaç ay önce, Diyarbakır’ın Sur İlçesi'nde yaşananları hatırlayın derim! 

Bu ülkenin askerini, polisini dahası bu ülkenin vatandaşını vuran, bu ülkeyi bölmeyi parçalamayı hedef alan vatan hainlerinin leşlerini taşıyan arabaların, dışında yazan yazıya bakın, ‘’Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’’! 

Peki ne oldu? İfade vermek üzere, yanındakilerle emniyete alındı! Kim yanındakiler: Biri yardımcısı diğeri eski bir vekil! Yardımcısı hepimizin malumu Fırat Anlı, peki ya eski vekil? Sadece şu kadarını hatırlatayım, ‘’Biz sırtımızı Kandil’e dayıyoruz’’ demişti Ayla Akat Ata, alınan ifadeler ve hepimizin malumu sebeplerden dolayı tutuklandılar! Buraya kadar yaşananlar olması gereken hatta ve hatta bu zamana kadar bırakın bir hukuk devleti olmayı sıradan bir muz cumhuriyetinde bile varlık sebebine kast eden bir teröriste yapılması gereken muamele! 

Bendenizi çileden çıkaran başka bir şey, yakın zamanda baş teröristin elindeki silahı alıp bağlamayı verenler başladılar toplu koroya: Efendim, ‘’Seçilmiş bir belediye başkanı tutuklanır mı?” imiş, “Bu tutuklama terörü daha da azdırmaz mı?” imiş! 

Ey aymazlar, Şükrü Karatepe ve Bekir Yıldız isimlerini hatırlar mısınız? 

Hatırlarsınız hatırlarsınız! 

Sayın Şükrü Karatepe, üniversiteden benim hocam olur, bırakınız bir terörist veya vatan haini ile yan yana resmini, yüreği vatan için atan, yerli olan solcular için bile yapabileceği bir şey varsa koşan bir insandır! Kendisi, 1997 yılında Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanıydı. 1997 yılında, ordu evlerinin duvarına ‘’Köpekler ve başörtülüler giremez’’yazısının asıldığı dönemde, yüreğinin yangınını ifade etti diye, cezaevine atılmıştı! 

Peki, siz o zaman, bir tek satırınızda ‘’Olur mu eline silah almamış sadece fikrini söylediği için, seçilmiş bir belediye başkanı içeri atılır mı?’’ dediniz mi? 

Ya Bekir Yıldız… 

Bir tiyatro organizesi yaptı diye, ava üşüşen doğan misali, paramparça ettiniz milli iradeyi! 

Siz ki, bugünkü Cumhurbaşkanımız bir şiir okudu diye, ‘’Artık muhtar bile olmaz’’manşetini attınız! 

Evet, edepsizliğiniz ve ahlaksızlığınız malumumuzdu da… 

‘’Seçilmiş belediye başkanı içeri atılır mı? Terör azmaz mı?’’ diyerek edepsizliğin edebini, ahlaksızlığın ahlakını bile dibe vurdurdunuz! Hangi seçilmişten bahsediyorsunuz siz, her gün o masumlaştırdığınız kişilerin şehit ettikleri, Anadolu’nun ocaklarına ateş saçarken! 

Yeter artık, çıkın ve açıkça deyin diyeceğinizi, gerçi demenize ne gerek bu millet sizin ne mal olduğunuzu bilir! 

Sizden sadece şunu bekliyoruz, ‘’Edepsizliğin bile bir edebi, ahlaksızlığın bile bir ahlakı vardır” demiştik ya!  

Bari onu gösterin! 

 

Please reload

Son Paylaşımlar

28.03.2017

Please reload

Arşiv