İzmir'deyim Smyrna Cafe'de

06.11.2016

İzmir'deyim, kordon boyunda, 16 yılımın en hızlı, en muhalif yıllarımın geçtiği şehirde! 

Kordon bu halde değildi, dalgalar yoklardı yalıların duvarlarını, Konak Meydanı'nda, Smyrna'yı İzmir, İzmir'i Türk şehri yapan Çaka Bey’in heykeli vardı, şimdi yok, İzmir'de Çaka Bey’in heykeli yok! Şimdilerde bir heykele bir hamle yapıldığında ortalığı ayağa kaldıran heykel severlerin (!) umurunda bile değil bu durum! 

İzmir'de Çaka Bey'in heykeli yok İzmirli farkında değil, çünkü Çaka Bey para etmiyor bugün, bu zamanda! Para mı etmiyor yoksa paranın ifade ettiği kıymetin üstünde çok daha büyük bir anlam mı ifade ediyor, bunu içinde bulunduğumuz bu zamanda iliklerimize kadar yaşıyoruz da biz mi farķında değiliz, bilemiyorum! Çaka Bey'in heykelini oradan kaldırıp götürenler aslında neleri götürdüler biz, onun farkında bile değiliz! 

Kars'ta Harakani Hazretleri'nin tepesine dikilen ucube kaldırılırken ses çıkaranlar, Smyrna'yı İzmir yapan Çaka Bey heykeli kaldırılırken ses çıkarmadılar! 

Peki, Çaka Bey'in heykeli kaldırılınca ne oldu? 

1081’de İzmir, Anadolu'nun ilk Türk şehirlerinden biri oldu, ama ne hazindir ki, Çaka Bey'i bugünkü torunlarına sorsanız Smyrna isminden daha az biliyor! 

İzmir'deyim Çaka Bey'in Smyrna'yı İzmir yaptığı şehirde, en güzel semtlerinden biri olan Alsancak Kordon'da, yine ne hazindir ki, birazdan buluşacağım arkadaşıma randevu verecek Türkçe adı olan bir mekan bulamadığım Kordon'da! 

Arkadaşım arayıp “Smyrna Cafe'de buluşalım mı?” demez mi! 

Ben, “Hayır Smyrna'da değil de Çaka Bey Kıraathanesi’nde buluşalım” diyemedim! 

Kime sordumsa çok kolay tarif etti Smyrna Cafe'yi bulduk! 

“Neden Smyrna Cafe?”diye sorduğum arkadaşımdan, aldığım cevap çok acı! 

“Herkes bilir de, kolay olur sizin için diye düşündüm”! 

Arkadaşımın elinde bir gazete, gazetede Uğur Dündar, Yılmaz Özdil ve Müjdat Gezen’in resimleri. Resimlerin altında “İzmir ile gurur duyuyoruz” yazıyor. Merak ettim gazeteyi alıp okumaya başladım “İzmir’de padişah ismi yok her yer Atatürk ve İnönü” yazıyor. 

Siren sesleri gelmeye başladı arka sokaklardan! “Ortalık karıştı Ahmet bey içeri girin isterseniz” diye uyardı Smyrna’nın garsonu! 

Diyarbakır'a ilk gittiğim gün geldi aklıma, 1986 yılıydı, Sur İlçesi'ndeki Peygamber Kabirlerini sormuştum, kimse bilememişti! 

1986'da Diyarbakır Meydanı'nda da Atatürk, İnönü heykelleri vardı! Hatta yol boyu dağlarda kocaman “Ne mutlu Türküm diyene” yazıyordu! 

Dün Diyarbakır'da bir tonluk bomba patladı! 

Bir yavrunun, bebeğin de gözleri kör oldu! 

İzmir'deyim! 

Az ötede Sevinç Pastanesi'nin sokağından siren sesleri geliyor! 

Çaka Bey'in Smyrna'dan İzmir yaptığı şehirde Smyrna Cafe’de... 

 

Please reload

Son Paylaşımlar

28.03.2017

Please reload

Arşiv