Edep ya hu edep

20.11.2016

Gündem öylesine dibe vurdu, ülkenin ardamarı öylesine çatladı ki, insan bir an ‘’Burası Türkiye mi?’’ demeden edemiyor! 

Bir tarafta Rus’un ABD’linin uçakları kuyrukları birbirine teğet geçerek gökyüzünde fink atıp tek birinin dahi ölüm haberi gelmezken her gün şehitlerimizin cenaze haberi gelmeye devam ediyor, çocuklar ellerinden düşürmedikleri akılı telefonların ekranından, Müslümanların birbirini nasıl vahşice parçaladıklarını seyrediyor! 

Öte yanda ülke gerçeklerinden kopmuş bir ana muhalefet ve ülkenin girdiği çıkmazı çözmek için çırpınıyorken içten ve dıştan itibarsızlaştırılan bir diğer muhalefet. 

En kötüsü de azıcık ar damarı, utanması olan, üzerine bir de çoluk çocuk sahibi her insanın susup derhal gereğini sessizce yaparak halletmesi gereken hassas durumların ortaya saçılması; küçük büyük herkesin dilinde dolaşması. 

Allah aşkına hangi ana baba kızının o hale düşmesini ister? Ateş düştüğü yeri yakar! Devleti yönetenler de bu ciddi mağduriyeti gidermek için bir şeyler yapmalıdır. Milletin bu kanayan, iltihap akıtan yarasını da ancak ve ancak devlet çözebilir, ama bir muhalefet utanmadan, arlanmadan, sıkılmadan bunu bir malzeme olarak kullanmaz, kullanamaz!Kullanırsa da bunun adı siyaset olmaz düpedüz arsızlık olur! 

Evet bu ülkede bu bir sorun, hem de ciddi bir sorun, ancak bu AK Parti ile başlayan bir sorun değil! Bu hepimizin bildiği, hatta yan komşumuzun ocağına düştüğünde bile görmezden geldiğimiz bir sorun, ’’Bana dokunmayan yılan bin yaşasın’’ dercesine! Ne zaman ki, kendi ocağımıza düştü işte o zaman ‘’Yandım Allah‘’ dediğimiz bir sorun! 

 Ülkemizde küçük yaşta evlendirilen yavrularımızın vebalinden iktidarlar, muhalefetler, öğretmenler, hacılar, hocalar, sarhoşlar, ayyaşlar, yazarlar çizerler, sanatçılar herkes mesuldür! Bu bir iktidarın veya bir kesim ya da kişinin üstüne yüklenecek suç değildir! 

Bu suç hepimizin suçu ve bu dünyada olmasa da huzuru mahşerde hesabını vereceğimiz bir suçtur! 

Burada yazmaya elim gitmiyor, gitmiyor arkadaş! Yerin dibine geçiyorum, utanıyorum, akşam eve gittiğimde kızımın yüzüne bakmaya utanıyorum! 

Bazı kelimeler vardır ki insan telaffuz etmekten imtina eder, hele hele kamuoyu önünde demeye utanır. 

Hele de bir siyasetçiysen o kelimeyi ‘’Çocuk’’ kelimesinin önüne arkasına koyarak söylemek arsızlık, hayasızlık, edepsizliktir! 

Yazamıyorum arkadaş o kelimeyi ne yazabiliyorum ne de o kelimeyi ‘’Çocuk’’ kelimesiyle bağdaştırabiliyorum! 

Sizler, meclisin bir köşesinde kimsecikler duymadan, o yavruların mağduriyetini daha da artırmadan, yaralı yüreklerini acıtmadan acılarını ve mağduriyetlerini gidermeniz gerekirken, kürsülerden, ekranlardan konuşmaya utanmıyor musunuz? 

Biliniz ki ben ve kız evladı olan tüm ana babalar sizleri seyrettikçe utanıyoruz. 

Bir an önce bu çocukların kalan ömürlerini zindan etmeden, bu sorunu çözün. 

Sonrasında “Biz bu hali neden yaşıyoruz?” diye de kendinizle ve varsa vicdanınızla bir muhasebe yapın! 

Özelikle de bu durumu siyasi çıkar için kullananlar! 

 

Please reload

Son Paylaşımlar

28.03.2017

Please reload

Arşiv