Tutmazsa bir dost elini...

09.12.2016

“Kişinin kendine ettiğini 

Edemez kişiye hiçbir fani. 

Bu kahpe hırsı, ne kıskanç kini, 

Ne şarap ne de haşhaş edemez. 

Kişinin kendine ettiğini 

Tayfun, boran, dağ, taş edemez. 

Tutmazsa bir dost elini, 

Kişi kendiyle baş edemez. 

Kişinin kendine ettiğini 

Sarhoş edemez, ayyaş edemez 

Mezar kazan nebbaş  edemez.” 

Hazreti  Mevlana’dan ibret dolu  güzel sözler, çağlar değişip, hayat hızlansa da her asırda insanın ders alacağı, değerini kaybetmeyecek sözler. Onu ölümsüz kılan da bu olsa gerek! 

Konya’dayım, Selçuk Üniversitesi Konservatuarı öğrenci kantininde, talebelerin arasında adeta bir talebe gibi onlarla kahvaltı yapıyorum. Tam 34 yıl öncesine atıyor beni, içinde bulunduğum hal! 

Dokuz Eylül Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi öğrenci kantinindeyiz. Kahvaltı yapmak bir yana ceplerdeki paralar birleştirilerek bir gevreğin (İzmir’ de simite gevrek denir) bölüşülüp kahvaltı yapıldığı; akşamında kimin evinde menemen, makarna ya da yumurtalı patates varsa onun başına toplanılıp bol ekmeğin tüketildiği, üç öğünün iki öğüne indiği yıllar! 

Dışarıdakiler olarak içeridekilere ağladığımız yıllar! 

Oysa ağlayanlar, ağladıkları insanların hiç birinin yüzünü görmemiş, çoğunun adını bile duymamışlar, ama onlar için ağlamışlardı. Yüzünü görmediğiniz, adını bilmediğiniz insanların acısına ağlanır mı demeyin, biz ağladık! 

Konservatuarın kantinine giren bir kız öğrencinin hali beni tekrar bugüne döndürdü. Halinden belli ki dokunulsa ağlayacak, nitekim arkadaşları sorunca, “Annem babam gittiler” dedi ve başladı ağlamaya! 

Ziyarete gelen ailesi gidince, ayrılık acısına dayanamayan bir yeni nesil ve tekrar gözümde canlanan bizim nesil… 

Ailem beni talebelik yıllarımda hiç ziyarete gelmedi. Sadece benim değil, hiç bir arkadaşımın ailesinin ziyarete geldiğini de hatırlamıyorum! 

Yokluk muydu sebep, sanmıyorum. Biz o yaşlarda, kendimizi dünyayı değiştirmeye namzet koca adamlar görüyorduk. 

Biz o zamanlar, anamızdan babamızdan ziyade adlarını bilemediğimiz, yüzlerini göremediğimiz, ama çilelerini, kahramanlıklarını, acılarını duyduğumuz kişiler için ağlıyorduk! 

Kim bilir belki de içinde bulunduğumuz halin sebebi budur, belki de o yaşlarda biz de anamız, babamız için ağlamalıydık! 

Konya’da bulunma sebebim, Selçuk Üniversitesi Konservatuar öğrencileri ve hocalarıyla hazırladığımız Hazreti Mevlana’nın  “Barsisa- Yedi Meclisin Biri” isimli oyunumuzu sahnelemek; 8-17 Aralık tarihleri arasında, saat 20:00’de, Selçuk Üniversitesi Sabancı Kültür Merkezi'ne bekleriz. 

Hazreti Pir’den her birimiz payımıza düşeni almak adına O’nun sözleriyle bitirelim yazımızı. 

“Kişinin kendine ettiğini 

Edemez kişiye hiçbir fani. 

Tutmazsa gerçek dost elini, 

Kişi kendiyle baş edemez.” 

 

Please reload

Son Paylaşımlar

28.03.2017

Please reload

Arşiv