Ey milleti merhume...

13.12.2016

"Artık ey milleti merhume, sabah oldu uyan! 

Sana az geldi ezanlar diye ötsün mü bu çan? 

Ne Araplık ne de Türklük kalacak, aç gözünü! 

Dinle Peygamberi zîşânın ilahi sözünü. 

Türk Arapsız yaşayamaz, kim ki yaşar der delidir. 

Arap'ın Türk ise hem sağ gözü hem de sağ elidir. 

Veriniz baş başa, zira sonu hüsranı mübîn, 

Ne hilafet kalıyor ortada, billahi ne din! 

Medeniyet size çoktan beridir diş biliyor, 

Evvela parçalamak, sonra da yutmak diliyor. 

Arnavutlar size ibret olacakken hâlâ, 

Ne bu şûrîde siyaset ne bu fasit dava? 

Görmüyor gittiği yanlış yolu zannım çoğunuz, 

Size rehberlik eden haydudu artık kovunuz! 

Bunu benden duyunuz, ben ki Arnavut'um, 

Başka bir şey diyemem. İşte perişan yurdum!” 

Merhum Mehmet Akif Ersoy aynen böyle yalvarıyor milletine, yana yakıla haykırıyor! Yüz yıl öncesinde de içinde yaşadığımız bugünler gibi günler yaşanmakta böyle şehitler gelmekteydi! Vatan topraklarında kardeş kardeşe kurşun sıkmış, yüzyıllarca komşuluk, en zor anlarında kederde tasada kader ortaklığı yapanlar birbirine düşmüştü. Onları kışkırtanlar da salyalarını akıtarak seyretmişlerdi bu hazin manzarayı, Balkanlar’da, Ortadoğu’da, Trablusgarp’ta! 

Peki, merhum Akif’in feryadına kulak tıkamanın sonucu ne oldu? Tarihin en büyük göçleri yaşandı, tecavüze uğramaktan korkan analar kundaktaki bebeklerini Meriç Nehri'ne bıraktılar, insanlar açlıktan ağaçların yapraklarını yediler, kabuklarını kemirdiler! Tarihin en büyük katliamları yaşandı ve Balkanlar’daki iki buçuk milyon Müslüman nüfustan kala kala beş yüz bin kişi kaldı! 

Yolu Üsküp’e düşenleri dağın üstündeki kocaman haç karşılamakta bugün, ezan susup çan çalmaya başladığından beridir kan durmuyor vahşet durmuyor, sadece “Srebrenitsa Katliamı”nı hatırlamamız yetecektir! 

Hadi o zamanın idarecileri, kulak tıkadılar, merhum Akif’in sesine, ya biz, okullarımızda, sokaklarımızda duyduk mu, duyabildik mi merhum Akif’in feryadını; yoksa daha da hadsizleşip, edepsizleşenler merhumun “inancını, imanını” tartışıp  unutturmaya mı çalıştılar! 

Netice malum, aynı hali yaşadık ve yaşamaya da devam etmekteyiz! Peygamberi bir, kıblesi bir, aynı torunu kucağına alıp seven insanlar birbirlerini öldürüyor hem de vahşice! 

Beşiktaş’ta bombalar patlıyor canlar gidiyor, Misak-ı Milli sınırlarında canlar gidiyor, giden canlar şehitlik makamına oturmuş, onların cenaze namazında saf tutan bizlerin aklı başında değil! Şehit kanlarının aktığı mekanlarda merasimler yapıyoruz şimdi, yanı başımızda da hahamlar, papazlar! Sağımızda, solumuzda yanı başımızdaki papazlara hahamlara dönüp bir bakın! Onların mezhep sayısı daha fazla, onların çocukları da Halep, Musul, Şam, Kerkük’te…Sonra da şu soruyu sor kendine: Onların çocukları neden ölmez? Uçaklarının kuyrukları birbirine bile değmiyor, ekranlarından birbirimizi boğazlamamızı seyrediyorlar! 

Ey milleti merhume, yazımın başındaki merhum Akif’in şiirini bir daha oku! 

Okurken  “Arap” kelimesinin yerine “Kürt” kelimesini koyarak da oku! 

Oku ki, tarih bir daha tekerrür etmesin!

 

Please reload

Son Paylaşımlar

28.03.2017

Please reload

Arşiv
Please reload

Etiketlere Göre Ara

I'm busy working on my blog posts. Watch this space!

Please reload

Bizi Takip Edin
  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square
  • Google+ Basic Square

© 2018 Yenilmez Sanat Merkezi - Her Hakkı Saklıdır.

Yeni logo.png