Ey Feto alçağı!

22.12.2016

Bak bakalım tanıyacak mısın, resimdeki yüzleri? Onların en çok, en iyi tanıdığı şey ‘’Yürek yangını’’ olsa gerek! Türkülerine, şarkılarına, kıraç topraklarına, teninin esmer, derisinin çatlaklığına baktığında yanık bir yürek taşıdığı hemen anlaşılır, söze hep iç çekerek başlar, nasılsın desen, yangın yüreğine rağmen ‘’Şükür’’ der, sofrasında kuru ekmek bir baş soğanı yiyip kalkarken de hamdeder! Elbisesi bol, ayakkabısı en az iki numara büyüktür ayağına; çocuğu için, ‘’Nasıl olsa büyüyecek seneye de giyer’’ der, kendi içinse ‘’Kışın soğuğunda içine kazak giyerim, kalın çorap giyerim’’ avuntusuyla büyük alır her şeyi! Sen hep ayağa bakarsın ya, onların yamalıdır ya da yırtıktır ayakkabıları, tiyniyetinden çıkıp, bir de başına baksan, daima dik, dimdiktir başı! 

Buyur edildiği eve, ayakkabılarını çıkarıp girer, ayağına bakıldığı an, eğip başını ‘’Sağol Beyim rahatsız etmeyeyim’’ deyip çeker gider; ama biri kapısını çalacak olsa, kendi oturduğu mindere oturtmaz, kendi yattığı yatağa da yatırmaz, misafirlik, tertemiz yatağını serer, kendisi soğan ekmek yerken, ahırından kuzusunu koyar, sofraya! 

Kuzusu demişken; Önce ne var neyi yok koyar ortaya, gönlü rahat etmez, kuzusunu da kurban eder hanesine gelene! Tanrı misafiri, berekettir onun için, en iyi yerde yatırır, en güzel şeyi yedirir, misafir ağırlarken yüceler yücesini ağırlar kendince! 

Hele vatan, namus, bayrak söz konusu oldu mu, serden, yardan, anadan, babadan, evlattan geçer ve bir daha dönmeyi düşünmeden çıkar yola, kendi gidemezse kuzusunu kınalayıp yolcular, davulla, zurnayla, dualarla!  Ardından bakmaz döner mi diye, her secdesinde, ellerini semaya her açışında, ‘’İslam’ın son ordusudur, galip et Allah’ım’’ der! Dönerse gazi, dönmezse peygamberinin yanı başında yerini aldığını bildiği şehit kuzusunun, anası, babası, kardeşi olmanın kıvanç apoletlerini takar omuzlarına! Kara kış gününde, kuzusunun tabutu başında yerini alır da, ‘’Başın sağ olsun ‘’ diyenlere başı dik ‘’Vatan sağ olsun’’ der! 

Bak alçak bak, senin cürümün PKK bombası ile şehit olan, Kenan Döngel’in anasının ayaklarına bak! 

Kiminin adı Ömer, kimininki dünya malını elinin tersiyle itip, evladıyla şehadet makamına koşan Erol, kiminin adı da Yunus’tur, İstanbul Fatih’li Deli Yunus! Kızını öpmeden evden çıkmayan “Deli Yunus”, söz konusu vatan olduğunda, hani senin emrinle vatan bombalandığında, hayatında ilk kez kızını öpmeden atılır meydana! O da şiir yazarmış kimseler, kızı bile bilmezmiş; senin gibi kitaplar basıp albümler yapmamış! Yunus, o deli Yunus şimdi peygamberinin yanı başında kızını bekliyor! 

Kızı da, babasının giderken yazdığı şu mısraları okuyor: 

“Sanıyorum Mabedim bedenim 

  Biliyorum vatanım kefenim 

  Gidiyorum sonsuza 

  Soruyorum sonsuzluk kimin 

  Göz kırpıyor ölüme gözlerim” 

Bu insanları tanıdın mı ey Feto alçağı? 

İyi bak alçak! 

Tanırsın sen hem de çok iyi tanırsın! Onlar yırtık ayakkabı ile yaşarken sen o yaralı yüreklerin, yüreklerini satıp marka ayakkabılar giydin! Onlar akan damlarının altında soğan ekmek yerken, sen onların safranlarından çalıp Karun’lar sofrasında ıskırıncaya tıksırıncaya kadar yedin doymadın! 

Ben ne kadar anatsam da sen tanıyamazsın Feto alçağı! 

Ama bil ki; sen yanık yürekleri yaraladın! 

Ey Feto alçağı sen ABD ile berabersin ya, unutma ki Allah yaralı yüreklilerledir! 

Ey alçak Feto Allah’ın hesabı hiç şaşmadı ve imanımız gibi inanıyorum ki de şaşmayacaktır! 

 

Please reload

Son Paylaşımlar

28.03.2017

Please reload

Arşiv