“Babam evde yok kapıyı açamayız”

08.01.2017

Bu satırları yazarken aynı zamanda da her yıl aksatmadan mutlaka katıldığım Sarıkamış Harekatı’nın 102. yıl anma programına katılmak için Sarıkamış’a gidebilmenin yollarını arıyorum! 

Sarıkamış Harekâtı’ndan 102 yıl sonra, bugünkü şartlarda günler öncesinden biletini aldığım uçak seferi ‘’Kötü hava şartları”’ sebebiyle iptal oldu! Günümüz imkanları dahilinde Sarıkamış Harekâtı’nın bu yılki anma programına kuvvetle muhtemel ilk kez katılamayacağım! Yine de zayıf bir ihtimal de olsa karayolu ile Sarıkamış’a ulaşabilmenin yollarını arayacağım! 

102 yıl önce gitmek zorunda olanların uçakları yoktu, kapılarının önünde bırakın son teknolojiye sahip arabaları, cipleri at bile yoktu! 

Çoğu en az iki yıl önce ayrılmışlardı evlerinden ocaklarından, arkalarında evlatlarını, eşlerini, analarını, babalarını, yavuklularını bırakarak! 

Yollayanların çoğu da onları, Sarıkamış’ a değil, vatan toprağının bir başka köşesini kurtarmaya yollamışlardı! 

Arkada kalanların başlarına musallat olan bir de Ermeni, Rum çeteleri vardı! Bu çeteler ne zaman evlerini yakacak, ne zaman kapıyı çalacak, kalanları katledecek, belli değildi! 

1877-1878’de meşhur 93 Harbi’nden sonra yapılan Berlin Antlaşması neticesinde Sarıkamış, Kars, Ardahan, Batum Ruslara bırakılmış, dönemin Genelkurmay Başkanı Enver Paşa tekrar vatan topraklarını kurtarabilmek için harekât kararı almıştı. Eli silah tutan kim varsa nerede, nasıl, ne yapıyor bakmadan çağrılmıştı! ‘’Gel’’ sesini duyan üstüne başına bakmadan sese kulak verdi ve yola revan oldular, kar var, yol yok demeden! Üstlerinde çoğunun yün paltolar bir tarafa, ayaklarında hala Yemen çöllerinde giydikleri çarıklar vardı! 

Sarıkamış bir çılgınlıktı diyebilirsiniz, daha da ileri gidip hatta sayıları da üst üste koyup şehit sayılarını daha da artırarak, o şehitlerin karşı taraftan yani Ruslardan kaç kayıp verdirdiklerini de saklayıp tüm faturayı büyük kumandan ve imanlı bir yürek sahibi Enver Paşa’ya da yükleyebilirsiniz! Tarihi olayların hakkını ancak zaman verecektir! Dün Enver Paşa kaybettiği topraklarını geri almak için Sarıkamış Harekâtı kararını vermişti! Bir an Trabzon üzerinden gelmesi gereken yardımın geldiğini düşünün yeter, kaldı ki Sarıkamış Harekâtı bir mağlubiyet değil gururla arkasında durup evlatlarımıza anlatacağımız bir zaferdir! 

Dün, Enver Paşa vatan toprağını kurtarmayı, bir başka boyutuyla da vatanın güvenliğini sağlamayı, kaybettiğimiz Kars, Sarıkamış, Ardahan ve Batum’un kurtarılmasında görmüştü! 

Tıpkı bugün, Başkomutan Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın yine aynı tarihlerde kayıp ettiğimiz Musul, El Bab ve Münbiç’te gördüğü gibi! 

Dün gidenler üste yok, başta yok ‘’Gel’’ dendiğinde gittiler! 

Bugün gidenlerin üstleri pek, silahları son model, aşları da var Allah’a hamdolsun!  

Bir fark daha var arada, dün geride kalanların dudaklarından, ihanet yerine dualar akıyordu gidenler için, yine gönderdikleri için, ‘’Bizimkilerin Sarıkamış’ta ne işi var bu soğukta?’’ demediler! 

Yaşananlar aynı, dün gidenler geride bıraktıkları çocuklarına, ‘’Kapıyı çalan olursa babam evde yok açamayız deyin’’ diyerek, sıkıca tembih ederek gittiler;  bugün gidenler de aynı tembihi yaparak yola çıktılar, çünkü dün de, bıraktıkları mahallelere, hanelerine her an saldıracak cephede savaştıkları düşmanın piyonları çeteler vardı, bugün de var! 

Evet, ben bu imkanlar içinde, utanmadan yerimde oturamazdım, yola koyuldum istikamet Sarıkamış! 

Siz bu satırları okurken ya Sarıkamış’ta olacağım ya da 102 yıl önce Kamil ve Şükrü dedelerim gibi … 

Ruhları şad olsun! 

 

Please reload

Son Paylaşımlar

28.03.2017

Please reload

Arşiv