Tutmayın lan beni!

10.01.2017

Sarıkamış’tayım, uçağımız hava şartları sebebiyle kalkmadı, bir nevi tam yerinde ve tam da zamanında kendim ile başbaşayım. 

Kars bendenizin dünyasında çok özel bir yere sahiptir. Alem yaz tatilini sayfiyelik deniz kenarlarında geçirirken, ben Kars’a gelirim. Çünkü, eğer Anadolu coğrafyasını vatan tutmuşsak, kimimiz İstanbul, kimimiz İzmir, kimimiz Bursa’da yaşıyorsak, hatta bugün Balkanlar’da Türk varlığından söz edebiliyorsak bütün bunların sebebi Ebu’l Hasan Harakani’dir ve o Kars’ta yatmaktadır. Zaman zaman gerek yazılarım gerekse konuşmalarımda dile getirdiğim husus “Ebu’l Hasan Harakani”nin bilinmemesidir. Bugün yaşananların nedeni sağlıklı olarak anlaşılamaz, nitekim de anlaşılamamıştır! Sadece şunu belirtmek isterim ki, dedelerimizin istikameti zamanının zenginliklerini barındıran Bağdat, Mısır olmuşken onların istikametini Anadolu’ya ve batıya çeviren Ebu’l Hasan Harakani olmuştur! 

Bugün genç nesillere “Kars“ diye sorsak, bizim bir vilayetimiz olduğu cevabını alma olasılığı yüzde kaç olur acaba? Tahmin etmek zor değil, İstiklal Marşımızın şairi, milli mücadelemizin abide şahsiyetlerinden merhum Akif’in ölüm tarihini sorduğumda aldığım cevabın yüzdesini sizlerle zaman zaman paylaşmıştım yüzde 00,1! Bilecik ve Dede Korkut diyarı Bayburt bu kategoride değerlendireceğimiz illerimizden bir kaçı! Allah’tan Bursa futbolda şampiyon oldu da hiç olmazsa gençlerimizin bir kısmı artık Bursa’yı biliyor! Ani Harabeleri’nden daha söz etmedim. Ani Harabeleri’ni, yanı başında yer alan Ermenistan’da herhangi bir kapıyı çalsak, emin olun ki bilmeyen bir tek fert yoktur! 

Yazımı yazarken bir taraftan da kulağım televizyonda, Sayın Cem Seymen programında, İsviçre’de tarımı konuşuyor. Daha doğrusu İsviçre’nin bir köyünde üretilip dünya markası olan bir peynirden ve üreticisinden bahsediyor. Evi, üretimhanesi, satış yeri bir arada!  Konuşmasına Almanya,  İsviçre arasında yer alan bir köprünün üzerinden şöyle başlıyor, “Bakınız arkamda gördüğünüz evler ortaçağdan kalma evler,  köprünün üzerinde iki adım atınca Almanya!”. 

Programın devamında öğreniyorum ki söz konusu peynir, 1890’da Kars’ın Boğatepe köyünde, İsviçre’den gelen bir aile tarafından üretilmiş!  

Yazıya ara verdim pencereyi açtım, sıcaklık -10 derece,  eskiye dair Rus işgalinden kalma binalar, sınır kapalı, Kars’ın köyünde üretilen peynirler dünya markası değil… 

Program kesiliyor ve canlı yayında Sayın Başbakanımız, önemli Irak ziyaretinden dönmüş ve açıklama yapıyor. Önemli dememin sebebi içeriğini bildiğimden değil, önemli, çünkü Sayın Başbakanımızın Irak ziyareti öncesinde Bağdat’ta bomba patladı ve 60’tan fazla insan öldü! Sayın Başbakan Irak’ta, pazar patlaması, yirmiye yakın insan öldü! Evet, bu görüşme çok önemli olsa gerek ki, Sayın Başbakanımızın açıklamalarından da önemi anlaşılıyor! Hani şu yakın zamana kadar müteahhitlerimizin iş yaptığı, marketlerinin rafları Kars peyniri, Karaman çikolatası dolu olan Irak! Şimdilerde dost, arkadaş, hatta ortağımız ABD’nin aramıza nifak olarak soktuğu bizi kavgaya tutuşturduğu DEAŞ, PKK ile iki ülke olarak savaştığımız Irak! 

Kavgada en zoruma giden, bendenizi kahreden durum, özelikle bana vuran düşmanın elini kolunu tutmayıp, benim elimi kolumu tutan dost ve arkadaşların tavrı! Hiç bir zaman da “Tutmayın lan beni” diyerek nara atamadım! 

İşte o narayı Kars Sarıkamış’tan atıyorum! 

Tutmayın lan beni!

 

Please reload

Son Paylaşımlar

28.03.2017

Please reload

Arşiv