318 yıl öncenin rövanşı için 'Evet'!

26.01.2017

Ülke olarak yeni bir döneme ilk adımları atmaya başladık. Uzunca bir zaman yaşanmışlıkların neticesinden bu çağın çağdaşı olarak nasibimize düşeni aldık, alıyoruz ve yaşadığımız sürece de alacağız. Tarih gün gelecek yaptıklarımızla ve yapamadıklarımızla anacak bizleri, tıpkı bizim de bizden öncekileri andığımız gibi. Bakınız bundan 318 yıl önce, bugün, Karlofça Anlaşmasını imzalamışız, bir dönemin bitip başka bir dönemin başladığı gün! 

Düşünebiliyor musunuz, Osmanlı hiç de böyle bir anlaşmaya oturacağını düşünemediği için kimi göndereceğini bile bilememiş! Zaferden zafere koşmaktan bir gün gelecek ve bir yenilgiler zincirinin sonucunda, ister bir nefes almak toparlanmak için deyin, ne derseniz deyin bir anlaşma masasına oturacağını düşünememiş! Hiç mi yenilmemişti o zamana kadar Osmanlı, elbette zaman zaman yenildiği savaşlar da olmuştu, hatta yenildiği savaşlarda toprak kayıpları da yaşamıştı, ancak hiçbir zaman masa başına oturup da böyle bir anlaşma imzalamamıştı! 

Aklında, “Elbet bir gün bu kaybettiğim yerleri tekrar alacağım” düşüncesi vardı!  Nihayetinde de Viyana’nın fethi için çıktığı fetih yolunda Karlofça Anlaşması ile durdu, bundan tam 318 yıl önce! Anlaşma masasının bir ucunda İslam Halifesi'nin temsilcisi diğer tarafında da Papa XI. İnnocentius’un oluşturduğu ‘’Kutsal ittifak (Avusturya, Lehistan, Venedik ve sonradan katılan Rusya)’’ diye adlandırılan temsilciler! Halife II. Mustafa, Macaristan ve Erdel Prensliğini Avusturya’ya, Ukrayna ve Podolya’yı Lehistan’a, Mora ve Dalmaçya kıyılarını da Venediklilere bırakmak zorunda kaldı! Anlaşma öncesi Kutsal ittifak, anlaşmanın kendi topraklarında yapılmasını ister ancak Osmanlı kabul etmez, anlaşmanın tarafsız bir bölgede yapılmasını ister bu isteğini kabul ettirir, bitmedi kış ayları olduğu için Kutsal ittifak anlaşmanın kapalı bir ortamda yapılmasını ister, ancak Osmanlı bu isteği de kabul etmez, yanında getirdiği dülgerlere yaptırdığı çadırda yapılır görüşmeler!  

O gün bu gündür, geçmişi Kılıçaslan’a dayanan bu hesaplaşma devam etti ve hala da devam etmekte! Daha sonra Balkanlar, Kudüs derken, nihayetinde bir başka Mustafa’nın önderliğinde Anadolu coğrafyasında kurulan Türkiye Cumhuriyeti Devleti! 

Bitti mi peki bu mücadele, asla! Bir bakalım neler olmuş daha sonraları, bugüne kadar tekâmül eden olayları hatırlayalım sadece. 1970 Rahmetli Necmettin Erbakan ve 17 arkadaşı Milli Nizam Partisi’ni kurmuşlar ancak Kutsal İttifak’ın piyonları, 1971 yılında bu partiyi kapattırmış! Bu bir avuç inanmış insan yılmamış, Milli Selamet Partisi’ni kurmuş ve bu parti, 26 Ocak 1974 yılında, dönemin CHP’si ile ortak hükümet kurmuş! İşte bu hükümet uzunca bir aradan sonra kaybedilenleri geri alma adına Kıbrıs Barış Harekâtı adı altında ilk adımı atar, ancak Kutsal İttifak ambargo uygular, ancak her şeye rağmen bugün, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti adında bir Türk Devleti var! 

Yerim daraldığı için arayı hızlı geçmek zorundayım. Devam eden süreçte 12 Eylül 1980 ve Rahmetli Turgut ÖZAL! Özal’ın hayali ‘’Bu cendereden kurtulmak için bir an önce başkanlık sistemine geçilmesiydi’’! 

Rahmetli Süleyman Demirel de, ‘’Bu ülkeyi mevcut sistemle yönetemiyoruz, Bir an önce başkanlık sistemine geçilmeli” diyordu. Rahmetli Erbakan ve Türkeş de aynı karardaydılar, ancak herkesin üzerinde ittifak ettikleri bu önemli karar alınamıyor ve uygulamaya geçilemiyordu! Adım atılsa hemen Kutsal İttifak, kâh TÜSİAD kâh Pentagon eğitimli içimizdeki uzantılarıyla hemen harekete geçiyordu! 

En nihayet 15 Temmuz ve bugün! 

Cumhurbaşkanlık makamında Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti’nin ordusu El Bab’da, elçileri de Astana’da ata toprağında, yıllarca süren savaşın bitmesi için masayı kurdu ve tarafları masanın başına topladı! 

Daha fazla söze gerek var mı bilmem, eğer birileri 102 yıl öncenin Çanakkale’nin rövanşını almak üzere topraklarımıza geldiyse, biz de sadece bu hesabı değil, 318 yıl öncenin hesabını da görürüz! 

Bunun ilk adımı da önümüzdeki referandumdur ve bendeniz de bu referandumda “EVET” demenin her fert için tarihi bir mecburiyet olduğuna inanıyorum!

 

Please reload

Son Paylaşımlar

28.03.2017

Please reload

Arşiv