Bir bayrak rüzgar bekliyor!

07.02.2017

Şehitler tepesi boş değil, 

Biri var bekliyor. 

Ve bir göğüs, nefes almak için; 

Rüzgâr bekliyor. 

Türbesi yakışmış bu kutlu tepeye; 

Yattığı toprak belli, 

Tuttuğu bayrak belli, 

Kim demiş meçhul asker diye? 

Destanını yapmış, kasideye kanmış. 

Bir el ki; ahretten uzanmış, 

Edeple gelip birer birer öpsün diye faniler! 

Bundan tam 113 yıl önce (7 Şubat 1904) biri doğuyor devrin başkenti İstanbul’da, öğretmen oluyor, devrin Milli Eğitim Bakanı ile sorunlar yaşıyor ve kuruluşuna bizzat şahit olduğu yeni cumhuriyetin başkenti Ankara Karşıyaka Mezarlığı'nda yatıyor (5 Ocak 1975)! 

Arif Nihat Asya! 

Elbette başka milletlerin de şairleri var ve o şairlerin kimi de dünyaya mal olmuş bütün dünyanın beğenisini kazanmışlardır. Bendeniz Goethe’yi çok severek tavsiye etmişimdir talebelerime. Ancak başka milletlerin bir Arif Nihat Asya’sı var mı bilmem! ‘’Bir bayrak rüzgâr bekliyor’’ şiiri bu topraklara ne güzel yakışıyor, hele hele bugün içeride ve dışarıda Kınalı Kuzularımız o bayrak için şehadet şerbeti içerken! 

Bakınız bundan tam 44 yıl önce 15 Temmuz’da bombalanan dünün gazi bugünün kahraman meclisi aldığı bir karar ile Maraş’a ‘’Kahraman’’ payesi yakışır diyor ve Maraş’ın adını Kahramanmaraş yapıyor! Sütçü İmam’lar bayrağı Maraş’a dikiyor Gazi Meclis bayrağa rüzgâr veriyor adeta ve Maraş Kahramanmaraş oluyor (7 Şubat 1973)! 

Öpelim temizse dudaklarımız, 

Fakat basmasın toprağa, temiz değilse ayaklarımız. 

Rüzgarını kesmesin gövdeler 

Sesinden yüksek çıkmasın nutuklar, kasideler. 

Birileri kirli dudaklarından bir şeyler dökmeye başladılar! Neymiş ‘’Siz eğer bu referandum da FETÖ de PKK da hayır diyor biz ondan evet diyoruz diyerek toplumu bölüyorsunuz’’ diyorlar! Kirli ayaklarıyla durdukları yere bizleri de çağırıyorlar! 

Geri gitsin alkışlar, geri, 

Geri gitsin ellerin yapma çiçekleri! 

Ona oğullardan, analardan dilekler yeter, 

Yazın sarı, kışın beyaz çiçekler yeter! Şimdi birilerinin statüsü devam edecek diye biz bu memleketin askerine polisine kurşun sıkanlarla, dünyanın hiçbir milletine nasip olmamış gazi meclisi bombalayanlarla yan yana mı duracağız? Bunu teklif etmenin bunu utanmadan arlanmadan söylemin cüretini birileri nereden nasıl alabiliyorlar? 

Birileri bilsin ki, El Bab’da karlı Kandil dağlarında bir bayrak rüzgâr bekliyor! İmanım gibi inanıyorum ki bu millet, bu necip millet, Sütçü İmam’ın torunları o bayrağa, ciğerlerinden olanca hızla ‘’Hu’’ diyerek o rüzgârı verecek inşallah! 

Ey utanmazlar bakınız merhum Arif Nihat Asya size ne diyor! 

Söyledi söyleyenler demin, 

Gel süngülü yiğit, alkışlasınlar 

Şimdi sen söyle söz senin. 

Şehitler tepesi boş değil, 

Toprağını kahramanlar bekliyor! 

Ve bir bayrak dalgalanmak için; 

Rüzgâr bekliyor! 

Destanı öksüz, sükutu derin meçhul askerin; 

Türbesi yakışmış bu kutlu tepeye 

Yattığı toprak belli, 

Tuttuğu bayrak belli, 

Kim demiş meçhul asker diye?.. 

 

Please reload

Son Paylaşımlar

28.03.2017

Please reload

Arşiv