Dünya Öykü Günümüz kutlu olsun

14.02.2017

.... 

Kırklar Dağı’nın düzü / Kırklar Dağı’nın yüzü 

Karanlık bastı bizi / Karanlık sardı düzü 

Kör olasın (Zalım) Suzan Suzi / Ben öleydim Suzan Suzi 

Ziyaret çarptı bizi 

 

Köprü altı kapkara 

Suzan gel beni ara / Ana gel beni ara 

Saçlarıma kumlar doldu / Saçlarıma kumlar dolmuş / Saçlarım kumlara batmış 

Tarak getir de tara 

.... 

Diyarbakır’da Kırklar Dağı adını taşıyan bir ziyaret yeri vardır. Çocuğu olmayanlar burayı ziyaret eder adak adar çocuk sahibi olurlarmış. Rivayet odur ki bir Süryani ailenin çocuğu olmaz, buraya gelir adak adar ve dünyalar güzeli bir kızları olur, adını Suzi (Suzan) koyarlar ve her doğum gününde süsler, giydirir buraya gelir adak keserlermiş! Suzi (Suzan) büyümüş serpilmiş çok güzel bir kız olmuş. Güzel olur da, güzele sevdalı yürek olmaz mı? Komşunun oğlu Adil ile sevdalanmışlar birbirlerine! Yine bir doğum gününde Suzi gelir Kırklar Dağı’nı ziyarete, aile kurban telaşı içerisindeyken bir köşede gizlice kendisini seyreden Adil’i görür Suzi, dayanamaz  telaştan da faydalanarak kaçar ve iki sevgili dağın arkasında buluşurlar! 

Ne mutlu bendenize ki, “Celal ‘’ karakteriyle rol aldığım ‘’Ekmek Teknesi’’ dizisiyle tüm Türkiye bu türküden ve bu güzel aşk hikâyesinden haberdar oldu. 

Diyarbakır’ımıza ait ‘’Suzan Suzi’’ türküsünün mısraları ile kendimin siz değerli okuyucularımın ve dünya da yaşayan herkesin “14 Şubat Dünya Öykü Günü”nü kutluyorum. 

‘’Hayda nereden çıktı bu dünya öykü günü’’ dediğinizi duyar gibiyim! 

Doğru ya, bugün ‘Sevgililer günü’’(!) 

Sadece verebildiklerimizle, maşukumuzun ise sadece aldığı ile birbirimiz nezdinde bir yıl boyunca kıymet göreceği bir gün! Hani şu ‘’Valentine’’ ismindeki bir din adamının adına ilan edilen bir bayram (!) Neymiş efendim ‘’Valentine’’ isimli din adamı öldürüleceği günün bir gün öncesi gardiyanın kız kardeşinden üzerinde aşk sözcükleri yazan bir not almış ve sevgililerin birbirine üzerinde aşk sözcükleri yazan kartlar yollamasıyla da tüm dünyada kutlanmaya başlamış(!) Konu hakkında ve esas oğlanımız sayın ‘’Valentine’’ hakkında anlatılan hikâye sadece bundan ibaret değil. ‘’Valentine’’ hakkında başka hikayeler de anlatılmakta. Şimdi bu hikayeleri yazmaya kalksam eminim ki, ‘’Faşist, gerici, kurda tapan, Şamanist” bunlar da yetmez cinsel tercihlere saygısız gibi yakıştırmalar yapılacak! Umurumda da değil aslına bakarsanız, bendeniz için bugün kaç gariban sevgilisine hediye alamadığı için aşağılanacak, alsa bile aldığı hediyenin faturasının kabarıklığı nispetinde neler yaşayacak o önemli! Vitrinleri kırmızıya boyanmış “Hediye, alet, edevat’’ dolu vitrinlerin olduğu AVM’ler dolup taşacak, sevgililer kredi kartlarının gücü nispetinde anlam bulacak o önemli! 

Sevgileri anlamlı kılan bol sıfırlı faturalarla alınan hediyeler değil, yaşattığı hikâye yani yaşanan öyküdür! 

Diyeceğim odur ki sevdalarımızı bugün AVM’lerde kredi kartları ile taksitlere böldürmeyelim! Hatta mümkünse bugün sevdiğinizle bir araya gelmeyin, çekilin bir köşeye ve hikayenizi beraber yaşadığınız öykünüzü düşünün! Yılda bir gün ayrı köşelerde öykünüzü düşünün ve ertesi günden itibaren 364 gün beraber öykünüze bir güzel sayfa daha yazmaya başlayın! 

Allah hepimize güzel öyküler yaşamayı nasip etsin. 

Gazi köşkü serindir 

Dicle suyu derindir 

Ağlama sen garip anam 

Kadir mevlam kerimdir 

 

Köprünün orta gözü 

Sular apardı düzü 

Ben öleydim Suzan Suzi 

Dicle ayırdı biz. 

 

Please reload

Son Paylaşımlar

28.03.2017

Please reload

Arşiv