EVET …

16.02.2017

Seçim sathı mahalline tam anlamıyla girmemiş olsak da, nasıl bir seçim atmosferi yaşayacağımız yavaş yavaş belli olmaya başladı! 

Sınırların yeniden çizildiği, dünyanın yeniden şekillendiği bir dönemde, 16 Nisan’da yapılacak olan referandum oylaması da bu zamana kadar yapılan seçimlerden ve referandumlardan elbette farklı olacak! 

Bir iktidarın değişmesinden ziyade, son 150 yıldır üzerimize giydirilmiş olan, bedenimize dar gelen, hareket kabiliyetimizi kısıtlayan bu elbiseden kurtulup kurtulmama kararı oylanacak 16 Nisan’da! 

En ufak bir harekette patlayıveren her yanımızdan yamalı elbiseden kurtulacak mıyız kurtulamayacak mıyız? 

Kendi evimizin odalarında bile dolaşmamıza müsaade etmeyen bu elbiseden… 

Yanı başımızdaki kardeşimizin evi yansa, söndürmek istediğimizde müsaade etmeyen bu elbiseden… 

Bir başka şekliyle evdeşlerimizle veya yanı başımızdaki kardeşlerimizle kendi tarlamızı imece usulüyle işlememize bile müsaade etmeyen bu elbiseden… 

Sadece cenazelerimizi usul usul defnedecek kadar hareketimize müsaade eden bu elbiseden… 

Evladımızın, yanı başımızdaki kardeşimizin düğününde bile karşılıklı karşılama, bar, halay, horon oynamamıza müsaade etmeyen bu elbiseden… 

Son iki bin yılda olduğu yerde duramayan, dünyanın bir ucundan diğer ucuna kadar at sırtında giden, gemileri karadan yürütecek kadar cesaret ve hareket kabiliyetine sahip bizi, oturduğumuz yere çakıveren bu daracık elbiseden… 

Üzerimizdeki elbiseden olduğumuz yere çakılı kaldığımız için tarlalarımız kıraç kaldı. Sularımız hep başkalarının değirmenine aktı! 

Ağaçlarımız kurudu, hormonlu tavuklar, doğal olmayan ürünler koydular sofralarımıza, kızlarımız çocukluklarını yaşayamadan kadınlığı tanıdılar sekiz dokuz yaşlarında, erkeklerimizin sakalları, bıyıkları çıkmaz oldu! Daracık elbisenin içinde erkeklerimiz kısırlaştı, neslimiz kuruma tehlikesiyle karşı karşıya kaldı! 

Arada bizim mahalleden birileri çıkıp, “Yeter” dese de mahallenin ortasına darağacı kurdu içimizdeki perakendeci devşirme zenginlerimiz, darağacında kesildi sesimiz! 

Sessiz bir çoğunluk olduk Anadolu kıtasında, yanı başımda Musul, Kerkük’te kardeşimin evi yakılıyor,  evlatlarıyla katlediliyor, imdadına koşmaya kalkıyorum içimdeki perakendeci zenginlerimin uşakları jurnalliyor beni! 

Mahallemden bir yürekli yiğidim çıktı ‘’Dünya Beşten Büyüktür’’ dedi, üzerimde ihanetin en acısını tattım ben! 

Ey dünyadan küçük, kendisini dev aynasında gören beş, DUY! 

Bu bana giydirdiğin elbiseyi 15 Temmuz’da yırttım ben! 

Terzimin elinden çıkmış yeni bir elbise geldi önüme, hani o, 15 Temmuz’da bombaladığın gazi kahraman terzi Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden! 

Bana soruyor, ‘’Bu elbiseyi kabul ediyor musun?’’ diye! 

Duy cevabımı: “EVET”! 

 

Please reload

Son Paylaşımlar

28.03.2017

Please reload

Arşiv