Yapma Müjdat Gezen!

23.02.2017

Sayın Müjdat Gezen, kötü oyunculuğun, kötü yazarlığın bir yanaydı ama, ya yalan söylemene ne demeli! ‘‘Dünyada tek parasız eğitim veren okuluz’’ diyorsun, ben de diyorum ki gel istediğin kanalda - arzı endam ettiğin Halk Televizyonu da dahil-  senin karşına, o bedava dediğin okuluna, binlerce lira ödemiş işçi emeklisi çocuğu çıkarayım! 

Gel seninle maziye, şöyle bir yolculuğa çıkalım, yok yok hemen telaşlanma öyle. Çok geriye değil, hani o her suyun başını tuttuğunuz dönemlere değil! Gel seninle 54. Cumhuriyet Hükümeti dönemine yani 28 Haziran 1996, 30 Haziran 1997 tarihleri arasına Refah Partisi-Doğru Yol Partisi koalisyon dönemine gidelim. Bak aslında sen şimdi koalisyonları savunuyorsun ya, al sana başarılı bir koalisyon hükümeti! Hani bütün fonlar tek çatı altında toplanmış, işçi ve memur cumhuriyet döneminin en yüksek maaş zammını almıştı! Zaten hatayı da orada yapmışlardı, çünkü senin gizli sponsorlarının muslukları kesilmişti! 

30 Ocak 1997 Sincan desem… 

Dünyanın gözü önünde Filistin’de işlenen insanlık suçunu sahneleyen bir müsamereyi sebep yapıp birileri Sincan’da tankları sokakta yürütmüştü! Sen ve ekibin de hemen meydanlara çıkıp, ‘’Laiklik elden gidiyor’’ oyununu yazıp sahnelemiştiniz! O oyunun önemli repliği ‘’Türkiye İran olmayacak!” idi. Arkanızdaki sponsorlarınız bir şemsiye açtı, toplanarak o şemsiyenin altına REFAHYOL hükümetini yıktınız! 

3 Kasım 2002’de de kötü oyununa itibar etmedi millet! 

Senin 3 Kasım’dan sonraki oyunlarının hepsini burada yazmaya kalksam 2 bin 500 punto yetmez! Ama şu ‘’Gezi Parkı’’ oyununuz var ya, bir de ona gelelim: Hani kankan Alabora’nın oğlu Mehmet Ali’nin bir yıl öncesinde duyurusunu yaptığı oyun! -Sahi Mehmet Ali nasıl, İngiltere’de afiyette mi?-  Atatürkçülük adına Atatürk Kültür Merkezi ve Taksim Atatürk Anıtı'na tüm terör örgütlerinin paçavralarının da asıldığı oyun! Bu oyun da tutmadı ama arkasında ölümler ve milyarlarca maddi hasar bıraktı! 

Bu arada ‘’Yüksek Hızlı Tren, 81 Vilayete Havaalanı, Deniz Altında Metro’’ ve ‘’Yavuz Sultan Selim Köprüsü’’ gibi muhteşem destanlar yazıldı! Şahsen benim en çok sevdiğim de, Filistin’de işlenen insanlık suçunu konu alan ‘’Dünya Beşten Büyüktür’’ destanı! Sırada da provası yapılan ‘’Kanal’’ ve ‘’Üçüncü Havaalanı’’ destanları… 

Bu durum senin sponsor dayılarını kudurttu, bu sefer 15 Temmuz! Rivayet odur ki, oyundaki tanklar senin okulun bulunduğu mahalleden geçerken ayakta alkışlamışsın! 

Gelelim bugüne, dedim ya, ‘’Kanal’’ ve ‘’Üçüncü Havaalanı’’ ve dahası! Bunların daha hızlı yapılabilmesi için yeni bir anayasaya ihtiyaç var, çünkü mevcut anayasa hızı yavaşlatıyor. Milletimiz de 16 Nisan’da kararını verecek. 

İşte olanlar oldu, sponsorlar seni tekrar görevlendirdi, ama sen yine malum yazarlığın ve oyunculuğunla, bu yeni oyunu da (!) kötü çıkardın. Oyunun teksti de oyuncusu da şaibeli! Bir kundakçı ‘’Hayır’’ dediği için birini ve o birinin dükkanını hedef alacak ama o kişi ve o dükkânda kimse olmadığı zamanda kundaklama yapacak(!) Hele o seçtiğin oyuncunun acemiliğine, ‘’Bakın bakın benim çember sakalıma bakın‘’ dercesine acemice yüzünü göstermeye çalışmasına ne demeli? Ama perukçun çok başarılı sakal gerçekten de sahici görünüyor. O içerideki kameranın açısına ne demeli? Gazi Mustafa Kemal heykelini gösterme telaşından ne yapacağını şaşırmış adeta! 

Artık sen de anlasan, kabul etsen diyorum, oyununun, oyunculuğunun kötülüğünü. Anla artık, bu millet zaten sen ‘’Hayır’’ dediğin için ‘’Evet’’ dedi ve 16 Nisan’da da sen ‘’Hayır’’ diyeceğin için ‘’Evet” diyecek! 

Kötü oyunların ile milleti provoke etme! 

O çember sakalı ile itibarsızlaştırdığın insanların oğlu Mehmet’ler şehit olurken! Gezi olaylarında Mehmet’ler ölürken sizin Mehmet İngiltere’de sefa sürüyor! 

Yapma Müjdat Gezen! 

 

Please reload

Son Paylaşımlar

28.03.2017

Please reload

Arşiv