Mevziyi terk etmeyelim

23.03.2017

Küffar elinden geleni ardına koymuyor, meşrebi gereği elinden ne geliyorsa yapıyor, görünen de o ki yapmaya da devam edecek! Her ne kadar ekran karşısında birbirlerinin ellerini sıkmasalar da kapalı kapılar ardında meşreplerinin gereğince kararlar alıp hemen uygulamaya başlıyorlar! 

Önce Müslüman kardeşlerimiz alındı listeye sonra da Türkiye! 

Bizim hatamız nedir biliyor musunuz? 

Daha ilk liste yapıldığında, o listede bizim de ilk sıralarda olduğumuzun farkında olmayışımız! 

‘’Ama efendim, o listede Türkiye yoktu ki’’ diyecek olursanız bendeniz de size derim ki, ‘’Vardı Efendi! Bal gibi o listede Türkiye de vardı sen, ben, biz okuyamadık o listeyi’’, çünkü küffarın lügatinde bizim bir tek adımız vardı o da ‘’Müslümanlar’’! Bilge Kral merhum Alia ‘’Doğu ve Batı Arasında İslam’’ eserinde aidiyetleri tarif ederken ateist, dindar ve Müslümanlar tarifini yapmıştır ve bu tarifin ne doğru bir tarif olduğu dün, bugün yaşadıklarımızla tecrübe ile sabittir! 

Bu hep böyle olmuştur ihtiyar dünyanın tecrübesi ortadadır ki böyle de olacaktır! Bu tarif ve tasnifte dil, deri rengi ortadan kalkar! Sebebi ne olursa olsun bir vesile ile Batı ülkesine gittiğinizde bu farkı daha ilk karşılaştığınız devlet görevlisinin yüzünde görürsünüz! Kısacası bizi karşısına alanlar kendi cephe tariflerini muntazaman yapmışlar. Ne hazindir ki, bu cephe tarifini son 300 yıldır bizler Müslümanlar yapamadık, yapamıyoruz! Bu yapamayışımızın da bedelini çok ama çok ağır bir şekilde ödedik ve de ödüyoruz! 

Şöyle bir etrafımıza bakalım lütfen, siz hiç açlıktan ölen bir Hıristiyan, Yahudi görebiliyor musunuz? Siz hiç her Allah’ın günü tepesine bomba yağan bir Hıristiyan veya Yahudi kısacası Müslüman dışında birilerini görebiliyor musunuz? 

Göremezsiniz bu gidişle de göremeyeceksiniz, çünkü bu saydığım aidiyetler cephe tariflerini yapmış, cephe şartlarına göre de stratejilerini yapmaktadırlar! 

Yakın zamanda Avrupa seyahatim oldu Almanya ve Fransa’yay. Artık Batı Avrupa’da bulundukları ülkeye yerleşmiş oraların vatandaşı olmuş, o ülkelere askerlik yapan vergi veren hatırı sayılır kardeşlerimiz bulunmakta! Bu sayının resmi rakamlara göre beş, altı milyonu bulduğu hepimizin malumu! Baktığınız zaman birçok Batı ülkesinden de fazla bir nüfus! Madalyonun bir de kimsenin görmediği, içimizdeki didişmeden göremediği bir başka yüzü daha var. Bakınız sadece Fransa nüfusunun yüzde onu Müslüman, içerisinde daha iki, üç kuşak öncesi dedeleri, Fransızlar tarafından katledilmiş Cezayirliler, Faslılar! Bu insanlar bizim ailemizin mensupları ve bu insanlar sizin Türk olduğunuzu öğrendiklerinde sizin bulunduğunuz cemaatte imamlık yapmayı zül sayan insanlar! Tez elden bizim bu insanlarla cephe birlikteliğimizi sağlama adına, yananın bizim evladımız, aç kalanın bizim evladımız olduğunu idrak ederek, bir an önce cephe birlikteliğini sağlama adına ne gerekiyorsa yapmamız gerekmektedir! 

Bakınız bundan tam 1392 yıl önce bugün, 7 Şevval 3 yani 23 Mart 625 tarihinde Uhut savaşı yaşandı! 

Efendimiz (sav) muhteşem bir cephe tarifi yapmış ve herkesi olması gereken yerde konuşlandırmış, kimsenin bulunduğu yeri terk etmemesini emretmişti! 

Sonuç, yapılan cephe tarifine uymayan okçular bulundukları yeri terk etmiş İslam’ın en muhteşem komutanlarından Hazreti Hamza şehit olmuştu! 

Bir an önce cephe tarifi yapılmalı, herkes konumlandırılmalı ve HERKES BULUNDUĞU YERİ DE TERK ETMEMELİ! 

 

Please reload

Son Paylaşımlar

28.03.2017

Please reload

Arşiv