Muhsin’i tavır! Mursi’i duruş!

26.03.2017

 

Söz vardır, zamanına sığmaz, aşar zamanı! 

Kişi vardır, döneminde anlaşılmaz, anlaşılsa da yanında kimseyi bulamaz! 

 An gelir, zamana dar gelen, bol gelen sözler yaşananlarla öyle bir anlam kazanır ki, tüm zamanlara mana taşır, işaret olur! 

Dün, merhum Muhsin Yazıcıoğlu’nun şahadetinin sekizinci seneyi devriyesiydi!  Vakti zamanında, onun söylediği sözlerin, söylendiği zamanın, yaşananların ötesinde, çok ötesinde anlamlar taşıdığını iliklerimize kadar hissettik. “Türkiye İran olmayacak! Birileri bilsin ki Türkiye Suriye’de olmayacak!” sözünü Meclis'in kürsüsünden haykırmıştı! Gün gelip kürsüsünden haykırdığı Meclis, hainler tarafından bombalandığında merhum Yazıcıoğlu yoktu, ama Meclis'in duvarlarında yankılanan, “Namlusunu milletine çevirmiş askere, selam durmayız” sözünü tankların önünde haykıran insanlar vardı! 

Heyhat ki; uğrunda candan, yardan geçip her daim koşuşturan merhum Yazıcıoğlu, bir kez devletine ihtiyaç duydu ama devleti onun sesini duyamadı! Ama hamdolsun ki, Allah onu derin dondurucusuna koydu ve ulaşıldığı Cuma gününde, tüm Cuma hutbelerinde ona dualar yağdı! Hep “Bir büyük birlik” dedi, o hayal ettiği büyük birlik, Ankara sokaklarını dolduran milyona varanlarda ve Ankara’ya cenazeye gelemeyen yüreklerde gerçekleşti. 

Hep sorulan soru: Kaza mı yoksa suikast mı? 

Bunun ortaya çıkarılmasına merhum Yazıcıoğlu’nun ihtiyacı yok ki, kaza mı yoksa suikast mı olduğunun ortaya çıkarılmasına bu devletin ihtiyacı var! 

Dün haberlerde bir haber vardı ve maalesef, onu çok az kulak duydu! Mısır devrik lideri, Mısır’ı 30 yıl dilediği gibi yönetmiş despot Mübarek, suçsuz bulunmuş ve berat edip tahliye edilmişti! 

Ya Mursi, milletinin oyu ile seçilmiş olan Mursi… 

Kendisi meydanda şehit olup önden giderken, babası da idam cezası alan Esma… 

Evet, Mübarek dışarıda, Mursi zindanda ama… 

Merhum Muhsin Yazıcıoğlu da, Mamak’ta iki buçuk metrekare hücrede kalmış, o, iki buçuk metrekarelik hücrede üşürken, Kenen Evren Çankaya’nın yüksek rakımlı tepesinde kaloriferli köşkte zevki sefadaydı! 

Gün geldi, devran döndü Kenan Evren’in cenazesinde bir kadın, bir ana “Hakkımı helal etmiyorum” diye bağırmış, bir başka cenazede ise merhum Muhsin Yazıcıoğlu’nun cenazesinde, milyonlar toplanmış, aralarında başörtüsüyle Sayın Rahşan Ecevit de dua etmişti! 

1095 yıl önce bugün (26 Mart 922), söylediği söz zamanında anlaşılmadığı için idam edilen Hallacı Mansur’un bir sözü ile bitirmek istiyorum yazımı: “Allah’ım! İnsanlar seni verdiğin nimetler yüzünden severler; bense seni, verdiğin belalar yüzünden severim”! 

Please reload

Son Paylaşımlar

28.03.2017

Please reload

Arşiv