Halayımıza yabancı girmesin!

11.04.2017

Orda bir köy var, uzakta 

O köy bizim köyümüzdür. 

Gezmesek de tozmasak da 

O köy bizim köyümüzdür. 

Ahmet Kutsi Tecer’in meşhur mu meşhur şiiri! Benim yaşımdaki insanlara şiirin daha birinci mısraını mırıldandığınızda devamını kesinlikle mırıldanarak getireceği meşhur şiir! Öyle şiirler okutuldu ki bizlere, öyle şarkılar ninni yapılıp uyutulduk ki, bu uyumanın bedelini bugün çok ama çok ağır bir şekilde ödemekteyiz! 

Bakınız, bundan tam 97 yıl önce bugün, yani 11 Nisan 1920 tarihinde İstanbul’da bulunan Meclis-i Mebusan kapatıldı! Ardından da 23 Nisan 1920’de yani 12 gün sonra kapanış oturumunda gündemin devamı oylanarak Birinci Meclis açıldı! Allah nasip ederse, biz de 12 gün sonra Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin 97. Kuruluş yıldönümünü kutlayacağız. İşte tam da gömleğin düğmesini bu kutlamaya yüklediğimiz anlam ile yapmaktayız! İlkinde aslında yeni bir meclis açılmamış 12 gün önce kapanan meclis son oturumundan devam edilerek tekrardan açılmıştı! Yani yeni bir meclis açılmamış var olan sadece 12 gün faaliyetine ara veren meclis açılmış devletin kurumları ve kuruluşları ise zaten iş başındaydı. Devamında da hilafetin kaldırılması, hanedan üyelerinin sürülmesi… 

Peki sonra? 

12 gün öncesinde Halepli bir tüccar malını getirip İstanbul, Kayseri ve Ordu’da çok rahatlıkla satabiliyor; Ordulu, İstanbullu, Kayserili tüccar da Halep’te malını götürüp satabiliyordu! Manzaranın devamında köylerin ortasından geçen sınırlar, o sınırlarda bayram günlerinde tel örgülerin arasından uzanan eller, bayramlaşan kardeşler bacılar, tel örgülerin arasından dedesinin elini öpmek zorunda kalan torunlar! 

Orda bir ses var, uzakta 

O ses bizim sesimizdir. 

Duymasak da tınmasak da 

O ses bizim sesimizdir. 

Şarkılarıyla yetişen biz yeni nesiller! 

Evet, orada bir Halep vardı! 

Evet, orada feryat eden bir ses vardı! 

Ama gitmediğimiz için o sesi duyamadık! 

Sadece Halep’ mi, Şam ‘mı? 

Suçu bulunan devlet memurlarını sürgün ederek, ötekileştirdiğimiz Hakkari’yi Muş’u duyabildik mi? 

Netice? 

‘’Bu Suriyelinin bizim ülkemizde ne işi var?’’ diyen bir ana muhalefet partisi lideri! 

Ve Torbalı’da bir lokma ekmek için tarım işçisi olarak çalışan Haleplinin naylon çadırları tarumar ediliyor, insanlar kucaklarında çocukları can telaşına düşüyor! 

Bu ana muhalefet partisinin önceki liderlerini “Halklara hürriyet” naralarıyla çok iyi tanıyoruz! O naralarla insanlarımızı ‘’Kürt, Türk, Alevi, Sünni’’ diyerek ayırıp birbirine düşürmediler mi? 

26 yıl önce bugün, 11 Nisan 1991 yılında terörle mücadele yasasını çıkardık! Aradan geçen 26 yılda verdiğimiz can kaybı 100 000’i aştı! 

Şöyle bir çevremize bakalım, mesela İspanya, altmış yıldır ETA örgütüyle başı dertte! ETA İspanya-Fransa arasında kalan bölgenin bağımsızlığı için savaşan bir örgüt! Oysa ETA örgütü olaylarında kaybedilen insan sayısı altmış yılda 850!  Kendisine göre devlet idare sistemini korumuş, krallığı sembolik olarak da olsa muhafaza etmiş bir İspanya ve yine kendisine göre devlet idaresi yapısını kurmuş, kendisine göre anayasasını yapmış yarı başkanlık ile yönetilen Fransa el ele verdiler ve ETA problemlerini çözdüler! ETA gömdüğü silahların yerlerinin listesini verdi, Fransa ve İspanya o silahları şimdi gömülen yerlerden çıkarıyorlar! 

Biz, yeni nesillerimize yeni küfürler öğretip sövdürerek 26 yılda 100 binin üstünde insanımızı verdiğimiz PKK belasıyla içte ve dışta dünden daha büyük bir bela olarak boğuşuyoruz! Bırakınız sınırlarımızın ötesinde gömdükleri silahları, stratejik ortağımızın bize vermediği silahlarla bizi vuruyor! 

Bir de utanmadan gözümüzün içine baka baka o stratejik ortağımızın büyükelçisi, düğünümüzde karısıyla halay tutuyor(!)  Merkez medyamın yorumcuları da ‘’Ay, karısı çok iyi Türkçe konuşuyor’’ diyerek de sırıta sırıta anlatıyor! Bilmiyor ki, o stratejik ortağımız da karısı da çok iyi Kürtçe de konuşuyor ve Hakkari’nin, Muş’un dağlarını sözüm ona o şebekten daha iyi biliyor! 

Ey Türk ve Kürt oğlu bu oyunu 16 Nisan’da boz, çünkü senin kardeşlerin artık birbirlerine gidecek yollara sahip olduğu için, sen üçüncü havaalanını yapacağın için ve senin ürettiğin savunma sanayi ürünlerini almayı taahhüt eden bir Suudi Arabistan olduğu için kuduruyorlar! 

Yeter artık halayımıza yabancı girmesin! 

 

Please reload

Son Paylaşımlar

28.03.2017

Please reload

Arşiv