Bu maçın finali yok!

16.04.2017

Öyle bir gün ki bugün, tarihin ileride es geçemeyeceği bir gün yaşıyoruz 16 Nisan 2017!  Hani geçmişimizde hatırlayınca “Ah keşke” dediğimiz günler vardır ya, aynen öyle bir gün bugün! 

Allah nasip eder de yaşarsak ya “Ah keşke” diyeceğiz  ya da yaptığımızla “Evet, bugün olsa yine aynını yaparım” diyeceğiz! 

Bir de bir söz vardır hani, “Türk gibi başlamak” diye, öylesine doğru ki her işimize çok iyi hevesle başlarız başlamasına da sonunu getiremeyiz! Tıpkı Perşembe günü Beşiktaş ile Fransızların Lyon takımı arasındaki UEFA kupası çeyrek final maçı gibi! Allah’ın izniyle biz İstanbul’da finali alıp UEFA kupasını da alacağız inşallah! 

Alırız almasına inşallah da, Perşembe günü oynanan Beşiktaş Lyon maçında  tam da bizi çok güzel anlatan bir hadise oldu. Maç öncesinde Fransızlar her türlü tahriki yaptılar hatta maç başlamak üzereyken bir grup Fransız da sahaya girdi! Bu olay eğer İstanbul’da yaşanmış olsaydı gelecek olan cezayı hepimiz çok kolay tahmin edebiliriz!  Üstüne bir de Fransızlar final maçının İstanbul yerine bir başka şehirde hatta ve hatta bir başka ülkenin bir başka şehrinde seyircisiz oynanması için girişimlerde bulunmuşlar, “Yavuz hırsız ev sahibini bastırır” sözü bile az gelir! Bu tam da Avrupa yüzsüzlüğü! 

Ama bendeniz maçın 87. dakikasından sonra yaşananlara dikkat çekmek istiyorum! Beşiktaş 87. dakikaya kadar galip, maç öncesi stat dışında polisin sıktığı biber gazına rağmen hoca Şenol Güneş takımını maça hazırlamış ve takım bir sıfır galip! Ne zaman ki “Evet bu iş tamam” dedi, bir anda maç 1-1 oldu! Hadi hatadır olur dedim demeye kalmadı ikinci hata ve maça çok iyi hazırlanmış, bir de 1-0 önde olan Beşiktaş sahadan 2-1 mağlup ayrıldı! Tamam final maçı var da yine de eline gelmiş yarı final hakkını zora soktu! 

Şimdi sorarım size suç Şenol Güneş’te mi, yoksa “Evet bu maç tamam” deyip yapması gerekeni yapmayan futbolcuda mı? Üstelim Beşiktaş geçmişte kaç kez bu hali yaşamış ve tur şansını kaybetmiş bir takım! 

Bu maçtan tam da bugün ders çıkarmalıyız. Yaklaşık 60 gündür bir maç oynuyoruz(!) Maçın öncesinde aynen Beşiktaş maçı öncesi yaşananlar gibi saha dışında her türlü pislik yapıldı bize. Üstüne üslük bir de takımdaki birkaç futbolcu, hem de en fazla maliyetli, en fazla taltif edip baştacı yaptığımız futbolcularımız bizi terk etti! 

Allah’a hamdolsun ki teknik direktörümüz başımızda maça çok iyi hazırlandık! Şahsen bendeniz bu son ayda Paris’ten Taif’e, Antalya Gülnar’dan, Rize Güneysu’ya kadar nefesimi sıkıp koştum! Hemen hemen birçok arkadaşım da aynını yaptı. Zaman zaman sahada maç esnasında rakip futbolcuların faullerini hakem görmedi! Hatta kaç tane penaltımız da verilmedi, ancak şu dakika itibarıyla 1-0 galibiz ancak daha maç bitmedi! Daha normal süreden üç dakika ve maç sonrasına eklenecek uzatma dakikaları var. Eğer “Evet, bu maç tamam” dersek, hatta böyle diyen arkadaşlarımızı uyarmazsak Allah muhafaza! Beşiktaş’ın bir rövanş maçı hakkı var ama biz zaten rövanş maçını oynuyoruz! Bir hatayla bu maçı kaybedersek küme düşeriz! 

Bakınız yarın itibarıyla merhum Ali Fuat Başgil Hocamızı kaybedişimizin 50. yılı (17 Nisan 1967)! Cennet mekan Ali Fuat Başgil, 15 Ekim 1961 seçimlerinde Adalet Partisi listesinden senatör seçilmiş ve ortak istişare ile cumhurbaşkanlığına aday gösterilmişti. Ancak darbecilerin başı Cevdet Sunay cumhurbaşkanlığında ısrar edince, merhum Ali Fuat Başgil Hoca subaylar tarafından ölümle tehdit edilip adaylıktan çekilmeye zorlanmıştı! Merhum Hoca da ar edip ülkesini terk etmişti! 

Evet, nereden nereye... 

Bu maça kolay gelinmedi, onun için bu maçın rövanşı yok! 

Bu maçı alırız da yeter ki, “Evet, bu maç tamam!“ deyip gevşemeyelim. Önce kendimiz oyumuzu kullanıp sonra ailemiz, mahallelimiz, akraba, arkadaş, tanıdik, tanımadık herkesin oy kullanmasını sağlamalıyız! 

Bu maçı alacağız başka yolu yok! 

 

Please reload

Son Paylaşımlar

28.03.2017

Please reload

Arşiv